YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7782
KARAR NO : 2010/14811
KARAR TARİHİ : 28.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av…….. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Ortodoks Kilisesi Fukara Vakfı, 4 sayılı parseldeki …. Ortodoks Taifesinin maliki olduğu taşınmazın aslında kendilerinin mülkü olduğunu, kayıtta malik olarak ismi yazılı “…. Ortodoks Taifesi”nin, “…. Ortodoks Kilisesi Fukara Vakfı” olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı vakfın Vakıflar Kanununda öngörülen yasal düzenlemelere riayet etmediğinden, bu şekilde mülk edinilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, “tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi” isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, “kayıt düzeltme davaları”nın kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken de taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.Somut uyuşmazlıkta; 4 parsel sayılı taşınmazın maliki “….. Ortodoks Taifesi” gerçek veya tüzel kişi değildir. Kayıtta malik olarak görülen “taife”nin sözlük anlamı, özel bir amaçla bir araya gelmiş kavim, kabile gibi bir grup insan demektir. Dolayısıyla, kayıt maliki gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmediğinden, tapuda isim düzeltilmesi doğrudan mülkiyet nakline neden olacağından, mahkemece yapılan bu saptama gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 28.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.