Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/6378 E. 2022/10187 K. 25.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6378
KARAR NO : 2022/10187
KARAR TARİHİ : 25.05.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında CMK’nun 223/2-a maddesi uyarınca beraat, 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi, TCK’nun 62., 52/2., 53/1. maddeleri uyarınca hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Katılan … İdaresi vekilinin temyizinin sanık … hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/16. maddesinden verilen beraat hükmü ile sınırlı olduğu gözetilerek; katılan vekilinin ve sanık …’nın temyizine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanığın ele geçirilen kaçak içkileri ve sahte bandrolleri ticari amaçla bulundurduğu anlaşılmakla, ele geçirilen bandrolsüz kaçak içkilere ilişkin eyleminin 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/5, 3/10. maddeleri, ele geçirilen sahte bandrollere ilişkin eyleminin ise 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/16 maddesi kapsamında kaldığı, bu suretle sanığın fikri içtima uyarınca 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesi gereğince en ağır cezayı öngören yasa maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ayrı ayrı hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3- 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.