Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/3665 E. 2010/4431 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3665
KARAR NO : 2010/4431
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile özel siciline işlenmesi istemi ile açılmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak Hazine’nin yayla iddiası ile açtığı davanın reddine, asli müdahil Orman İşletmesinin davası yönünden de davanın kısmen kabulüne, orman bilirkişisinin raporunda “A” harfi ile gösterilen 135m2’lik kısmın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı Hazine’nin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2-Uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planı içerisinde bulunduğu ve üzerinde bina yapılmak suretiyle tasarruf edildiği toplanan deliller ile sabittir. 4342 sayılı yasaya 5178 sayılı yasanın 5. maddesi, 5334 sayılı yasanın 1. maddesi ile eklenen geçici 3. maddenin ikinci fıkrası hükmünce “gerçek ya da özel hukuk kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydı ile
vazgeçilir.” hükmü getirilmiştir. Bu madde hükmü somut olaya ilişkin bir hükümdür. Diğer bir anlatımla, somut olay bu madde hükmünün uygulanmasını gerekli kılar vaziyettedir. Sözü edilen hükme uygun biçimde rayiç bedel belirlenmiş olup bu bedelin Hazineye ödenmesi koşulu ile hüküm fıkrasının “Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına” sözcükleri ile düzenlenmesi gerekir. Ayrıca, hüküm fıkrasında “depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine” sözcükleride yer alacak şekilde şekillendirilmesi infazı kolaylaştırır nitelikte olacağından hüküm bölümünün yukarıya anılan biçimi ile formatlanması yasa koyucunun amacına daha uygun düşer. Belirtilen yönler bozma nedeni ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bentte açıklanan nedenlerle hükmün (A) bendinin 1 numaralı fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “davacının davasının 20.06.2007 tarih ve 26558 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 03.06.2007 tarihli 5685 sayılı Kanunla değişik 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde yapılan değişiklik gereğince davacı Hazinenin bu davasından vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve mahkeme veznesine depo edilen 6.249,15 TL’nin Hazineye ödenmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 15.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.