YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3890
KARAR NO : 2010/4402
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapuda kayıtlı taşınmazların satışı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan …, davacıya olan borcun tamamen ödendiğini, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalılardan … temyiz etmiştir.
Çekişme konusu 1377 sayılı parselin tapuda davalıların mirasbırakanı … adına kayıtlı iken 24.03.2006 tarihinde satış suretiyle dava dışı … ’a temlik edildiği, 5293 sayılı parsele ise davalılar mirasbırakanı …’in kayden malik olduğu görülmektedir.
Davada dayanılan 15.01.2004 tarihli iki ayrı satış sözleşmesi adi yazılı biçimde düzenlenmiştir. Tapuda kayıtlı taşınmaz malın satışına ilişkin Borçlar Kanununun 213.maddesi hükmüne göre gayrimenkul satışının geçerli olması için resmi senetle yapılması şarttır. Borçlar Kanununun 11/II.maddesi uyarınca da “kanunun emrettiği şeklin şumul ve tesiri derecesi hakkında başkaca bir hüküm tayin olunmamış ise akit bu şekle riayet olunmadıkça sahih olmaz.” Bu hükme göre aksine açıklık bulunmadıkça uyulması emredilen şekil bir sıhhat (geçerlilik) şartıdır. Kanunun belli bir şekle uyulmasına ilişkin kuralları
emredici nitelikte olduğundan, sözleşmenin şekil noksanlığı sebebiyle geçerli olup olmadığını hakimin görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekir. Kısaca, davacı resmi şekle uyulmadan yapılan adi yazılı satış sözleşmesine dayanarak mülkiyet aktarımı talebinde bulunamayacağından davanın reddi yerine, istemin hüküm altına alınması doğru değildir.
Kabule göre de; davanın devamı sırasında 1377 parsel 24.03.2006 tarihinde dava dışı bir kişiye (… ’a) tapuda satıldığından, bu kişi HUMK’nun 186.maddesi uyarınca davaya dahil edilmeden bir başkasının kayden malik olduğu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.