YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3424
KARAR NO : 2010/4507
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.10.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 1117 parsel sayılı taşınmazının yola cephesinin bulunmadığını, yine kendisine ait yola cephesi olan 3649 parsel sayılı taşınmazının ise yola bağlantılı olduğunu ileri sürerek iki taşınmazı arasında bulunan Hazineye ait 3612 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesis edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 1117 parsel yararına, 3612 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmün davalı tarafından temyizi üzerine yerel mahkeme kararı Dairemizce;
“… Geçit genel yola ulaşacak biçimde kurulur. Davacının kendisine ait iki ayrı parsel arasında geçişi sağlar nitelikte geçit hakkı kurulması istemi yasaya uygun düşmez. Yasanın tanımadığı ve kurmadığı nitelikte bir hak yargı yoluyla tesis edilemez. Somut olayda davacıya ait 1711 numaralı taşınmazın anayola sınırı bulunmadığından geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Geçit, davalıya ait 3612 parsel yükümlendirilerek daha güneydeki davacıya ait 3649 parsele ulaştırılarak bırakılmıştır. Geçide ihtiyacı olan 1711 parsel ile 3649 parseller davacıya ait olmakla, 1711 parsel yararına yola ulaşmayı sağlayacak biçimde davacıya ait 3649 parsel üzerinden tapu sicilinde akdi geçit hakkı kurulmadan geçide hükmedilmesi yanlış olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, davalıya yeterli süre verilerek akdi geçit hakkının kurulmasının sağlanmasından sonra davalı taşınmazı üzerinden geçide hükmetmek olmalıdır.
Kabule göre de; yukarıda açıklandığı üzere geçit kurulan yerin genişliğinin (emsallerine göre 2,5-3 metre) olması gerekir. Genişliği krokide yazılmayan ve infazda tereddüt yaratacak şekilde düzenlenen bilirkişi raporuna göre geçit kurulması da doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır” şeklindeki gerekçelerle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davacının kendisine ait taşınmazlar arasında akti irtifak hakkı tesis etmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının diğer itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece 12.03.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre geçit hakkı tesis edilirken (2,5-3) metre genişliğinde geçit hakkı tesisine denilerek tesis edilen geçit hakkının genişliği konusunda infazda tereddüt edecek şekilde hüküm kurulması ayrıca depo edilen geçit bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmemesi doğru görülmediğinden hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 15.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.