Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/7051 E. 2010/7904 K. 06.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7051
KARAR NO : 2010/7904
KARAR TARİHİ : 06.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, yüklenicinin satış vaadi nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahipleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istek hüküm altına alınmıştır.
Hükmü, davacılar ve davalı arsa sahipleri temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici … arasında 05.01.1993 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, yüklenicinin bu sözleşmeyle kazandığı kişisel hakkını 30.06.1993, 26.04.1993, 14.08.2002 ve 16.052006 tarihli günlü satış vaadi sözleşmeleri ile davacılara temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bu gibi sözleşmelerde arsa sahibinin borcu, üzerine inşaat yapılacak arsayı hukuki ayıptan arî olarak yükleniciye teslim etmek, yüklenicinin önde gelen borcu ise teslim aldığı arsa üzerine fenne, sözleşmeye ve imar mevzuatına uygun bina inşa etmektir. İşte yüklenici böylesine bir yapı meydana getirmişse bir bakıma eserin bedeli olan bağımsız bölümün tescilini arsa sahibinden talebe hak kazanır. Yüklenici, kazandığı şahsi hakkını doğrudan arsa sahiplerine karşı ileri sürebileceği gibi bu hak onun tarafından üçüncü kişilere temlik edilmişse yazılı olmak koşulu ile bu temlike dayanan üçüncü kişi de devraldığı şahsi hak sebebiyle arsa sahibinden mülkiyet naklini isteyebilir.
Ancak bu tür davalarda yükleniciden temellük edilen şahsi hakka dayanan kişinin bu hakkın varlığını devri yapan yükleniciye karşı, alacağa hak kazandığını ise yükleniciyle yapılan sözleşmenin tarafı olan arsa sahiplerine karşı kanıtlaması gerekir. Duraksamadan söylenmelidir ki, bu tür davalarda yüklenici ile arsa sahibi olan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Zorunlu dava arkadaşlığı olan durumlarda zorunlu dava arkadaşlarından birinin yokluğu halinde taraf teşkili tamamlanmadan hüküm kurulamaz. Böyle olunca mahkemece, zorunlu dava arkadaşı olan dava dışı yüklenicinin davaya katılması sağlanarak çekişmenin esası onun da katılması suretiyle ve bildirirse delilleri toplanarak incelenmeli, böylelikle bir sonuca ulaşılmalıdır.
Taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların ve davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 06.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.