YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7667
KARAR NO : 2010/8445
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 26.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapulu taşınmazın haricen satın alındığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise 10.000 TL tazminat alacağının davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı satış aktinin biçim koşuluna uyularak yapılmadığını, kaldı ki hakkın zamanaşımına uğradığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mülkiyet aktarımına ilişkin istemin reddine, ikinci kademedeki tazminat isteminin ise zamanaşımının varlığının sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar temyiz etmiştir.
Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213. maddeleri hükmünce tapulu bir taşınmazın satışının resmi biçim koşuluna uyularak yapılması gerekir. Davada dayanılan 10.09.1980 tarihli sözleşme adi yazılı biçimde düzenlendiğinden davacılara mülkiyet hakkı isteme yetkisi vermez.
Mahkemece bu saptama gözetilerek tapu iptali ve tescil istemini reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak;
Davada, ikinci kademedeki istek olarak tazminat talebinde bulunulmuş, bu istek zamanaşımının varlığı sebebiyle reddedilmiştir. Ne var ki geçersiz sözleşmeye dayanılarak verilenlerin iadesi gerekir. Borçlar Kanununun 128. maddesine göre “müruru zaman, alacağın muaccel olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder.” Görülüyor ki, kural zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten başlamasıdır. Alacağın muaccel olması; ifa zamanının gelmiş, ifaya engel bir durumun kalmamış olmasıdır.
Davacılar öncelikle mülkiyet aktarımı isteminde bulunduğundan ve mahkemece bu isteğin reddi hüküm altına alındığından davacıların ikinci kademedeki istekleri olan tazminat taleplerinde zamanaşımının başlangıcı reddedilen davaları sebebiyle ferağ umudunu yitirdikleri tarihten yani davayı açtıkları tarihten başlar. O nedenle alacak talebi yönünden zamanaşımı tahakkuk etmediğinden bu istemin incelenerek hüküm altına alınması gerekir.
Mahkemece yapılan saptama bir yana bırakılarak bu istek kaleminin yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.