YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12124
KARAR NO : 2010/11760
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.10.2008 gününde verilen dilekçe ile men’i müdahale, eski hale getirme ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 252 parsel sayılı taşınmazda davalı ile birlikte paylı malik olduklarını, davalının kendisine ait pay kapsamına kısmen elattığını, haksız elatmasının önlenmesini, ayrıca yapının aydınlık kısmında zarar meydana getirdiğini, bu zararın 1500.00 TL’ye giderdiğini belirterek zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi istemine ilişkin dava reddedilmiş, zarara ilişkin istek bölümü hakkında bir karar kurulmamıştır.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 16640 m2 yüzölçümündeki 252 sayılı parselde davacının 195/16640, davalının ise 325/16640 payı bulunduğu, kısaca 252 sayılı parselde paylı malik oldukları anlaşılmaktadır.
Kuşkusuz, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına elatmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davada haksız elatmanın önlenmesi istemi dışında davalının sebebiyet verdiği zarar tutarının da saptanarak davalıdan tahsili de istenmiştir. Mahkemece bu istek bölümü hakkında olumlu ya da olumsuz karar kurulmaması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bent uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.