YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1418
KARAR NO : 2012/18572
KARAR TARİHİ : 02.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet oranının tespitiyle maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 506 Sayılı yasanın 52-53 ve müteakip maddeleri gereğince çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş bulunduğundan kendisine malullük aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, Davanın kabulü ile Davacının çalışma gücünün en az 2/3 oranında kaybedildiğinin ve maluliyet başlangıç tarihinin 29.04.2009 tarihi olduğunun tespitine karar vermiştir.
Karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/10/1974-04/09/1996 tarihleri arasında Almanya’da çalıştığı, bu çalışmalarının 28/05/1976-26/04/1993 tarihleri arasındaki kısmını 3201 sayılı yasa uyarınca borçlanarak prim borçlarını 14/02/2006 tarihinde kuruma ödediği, 13/03/2006 tarihinde malulen emeklilik için Kuruma başvurduğu, Burdur Devlet Hastanesinin 14/03/2006 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda davacının Opere Lenfoma, Koroner Arter Hastalığının, kalıcı kalp pilinin, mekanik aort kapak ileti boyunluğunun, kalıcı pacemekarının bulunduğunun bildirildiği,… Üniversitesinden alınan 22/08/2006 tarihli raporda iş gücü kaybının % 70 olduğunun bildirildiği, Kurum tarafından 05/10/2006 tarihli yazı ile çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmediği gerekçesiyle davacının talebinin reddedildiği, davacının bu karara 06/11/2006 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği ve Kurum tarafından Yüksek Sağlık Kurulundan rapor aldırıldığı, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 12/12/2006 tarihli raporda lenfoma hastalığı ile ilgili eski epikrizi temin edilerek düzenlenecek ayrıntılı sağlık kurulu raporunun gönderilmesinin istenildiği, … Üniversitesinden alınan 02/05/2007 tarihli raporda ise hastada herhangi bir patolojiye rastlanmadığının, daha önceden bahsedilen lenfoma hastalığına veya aktivasyonuna ait bir bulgu gözlenmediğinin, hastanın eski epikrizlerine ulaşılamadığının bildirildiği, Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 22/06/2007 tarihli raporda çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmediğinin ve malul sayılamayacağının bildirildiği, Kurum tarafından 20/07/2007 tarihinde davacının talebinin reddedildiği, Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas dairesinin 29/01/2010 tarihli raporunda davacının beden çalışma gücünün 2/3 ünü kaybettiğinin ve bahse konu maluliyetinin başlangıç tarihinin … Üniversitesi Hastanesinin 19/04/2009 tarihli raporu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda; Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 22/06/2007 tarihli raporda çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmediğinin ve malul sayılamayacağının bildirilmesi sebebiyle Kurum tarafından davacının talebi reddedilmiş olup davacı söz konusu raporu ve Kurum işlemini kabul etmeyerek mahkemeye dava açmıştır. Dava sırasında mahkeme tarafından aldırılan Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas dairesinin 29/01/2010 tarihli raporunda davacının beden çalışma gücünün 2/3 ünü kaybettiği ve bahse konu maluliyetinin başlangıç tarihinin … Üniversitesi Hastanesinin 19/04/2009 tarihli raporu olduğu bildirilmiştir. Bu durumda Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas dairesinin raporu arasında çelişki bulunmaktadır. Bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması gerekmektedir.
Bu nedenle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas dairesinin Raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alındıktan sonra bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.