Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/12762 E. 2012/18413 K. 02.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12762
KARAR NO : 2012/18413
KARAR TARİHİ : 02.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, iş kazası sonucu %6.2 maluliyete uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 26.004.69 TL maddi tazminat ,7.500 TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ,SGK Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığının 25.06.2007 tarihli müfettiş raporunda atıf yapılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişi tarafından düzenlenen raporda ,meydana gelen iş kazası olayında kazalı işçi …’nun %80 ,işverenin ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ,mahkemece alınan 11.12.2008 günlü kusur bilirkişi raporunda; olayda kazalı davacının %30,davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Böylelikle kusur raporu ve iş müfettişi raporu arasında mübayenet doğduğu ve mahkemece bu mübayenet giderilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır .
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Yapılacak iş dosyada bulunmayan ancak bahsi geçen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişi raporunun celbedilerek ,11.12.2008 günlü kusur bilirkişi raporu ile arasındaki mübayenetin giderilmesi için iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden , İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenlerin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadıkları, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle mübayenet de giderilerek, kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenerek verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın çelişkili olan kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların temyiz itirazları kabul edilmeli, sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 02/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.