Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6161 E. 2010/7595 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6161
KARAR NO : 2010/7595
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.04.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması, davalı … karşı dava yolu ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; geçit hakkı kurulması talebinin kabulüne, tapu iptali ve tescil talebinin reddine dair verilen 26.01.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı/karşı davacı … vekili ve davalı Havva Kayyumu tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, geçit hakkı tesisine ilişkindir.
Karşı davada 152 parsel maliki davalı …, 169 parselin bir bölümünün adi yazılı anlaşmayla kendisine bırakıldığını, bu yerin adına tescilini istemiştir.
168 parsel maliki davalı, davaya karşı koymamış, diğer davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi krokisinde …, yeşil ve kırmızı ile boyanan taşınmaz bölümünden davacı parseli lehine geçit tesisine karar verilmiş, karşı dava reddedilmiştir.
Hükmü, 152 parsel malikleri temyiz etmiştir.
1-Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Mahkemece davacı parselinin geçit ihtiyacını başka yerlerden karşılanma olanağı bulunup bulunmadığı araştırılmamış, sübjektif arzusu dikkate alınarak geçit tesis edilmiştir. Oysa, az yukarıda vurgulandığı üzere bu tür davalarda davacının sübjektif arzusuna bakılmamalı, geçit ihtiyacı objektif esaslara uygun olarak belirlenmelidir.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre karşı dava yönünden yapılan temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2).bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.