Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/4914 E. 2010/5770 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4914
KARAR NO : 2010/5770
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ve birleşen davanın davacısı tarafından, davalı aleyhine 30.05.2008 ve 27.11.2008 gününde verilen dilekçeler ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 28.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 2646 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında murislerinin “… oğlu …” olarak yazılı olan kimlik bilgilerinin “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Bu dosya ile birleştirilen Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/404 Esas sayılı dosyasında ise davacı …, 2646 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında murisinin “… oğlu …” olarak yazılı olan kimlik bilgilerinin “… oğlu … ” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, 2008/190 Esas sayılı davadaki istemin kabulüne karar verilerek 2646 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt malikinin kimlik bilgileri “… oğlu …” olarak düzeltilmiş, birleşen 2008/404 Esas sayılı dava ile istenen soyadı düzeltilmesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, her iki davanın davalısı … vekili ve birleşen davanın davacısı … temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Eldeki davada, davaya konu 2646 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının edinme sebebi sütununun incelenmesinden taşınmazın Kök muris …’nin zilyetliğinde iken 1940 yılında çocuksuz ölümü ile kendisinden önce ölen kardeşleri …’ın çocukları … ve …, …’in çocukları …, … ve …’nin mirasçıları … ve … ile … ’in çocukları … ve …’e intikal ettiğinin saptandığı görülmektedir. Dosyada mevcut nüfus kayıtlarına göre ise, … oğlu …’nın “…” adında bir kardeşinin olduğu, başkaca kardeşinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine birleşen dosyadaki nüfus kayıtlarının incelenmesinden ise … …’in … ile olan ilk evliliğinden …, … ve … isimli çocuklarının bulunduğu, ikinci eşinin soyadının “…” olduğu anlaşılmaktadır. Görülüyor ki tapulama tutanağının edinme sebebi sütununda belirtilen taşınmaz malikleri ile birleşen davadaki “… oğlu … ”’e ait nüfus kayıtlarındaki kişiler uyuştuğundan bu kayıtlar davacı …’ın iddiasını doğrulamaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece resmi belge ve bilgilerle doğrulanan birleşen davadaki istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan değerlendirme ile mülkiyet nakli oluştuğu kuşkusu yaratacak şekilde 2008/190 Esas sayılı davadaki istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 24.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.