YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1508
KARAR NO : 2012/13112
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 23/12/2002-09/01/2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Kezban Gamze Asefler tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, dava dilekçesi ile davalı işverene ait işyerinde 23.12.2002-09.01.2008 tarihleri arasında eksik gösterilen hizmet sürelerinin tespitini istediği, 12.05.2008 tarihli dilekçesi ile de 23.12.2002-01.03.2003 tarihleri arasında eksik gösterilen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiştir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile, 23.12.2002-01.03.2003 tarihleri arası 67 gün, günlük 10.91 TL ücretle çalıştığının tespitine, bu sürelerin diğer çalıştığı sürelere eklenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermiştir.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılI delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.Gerçekten, dava konusu 2002 ve 2003 dönemine ait dönem bordrolarının getirtilmeden ve ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların ise çalışma olgusunun araştırıldığı dönemin tamamında davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçen kişilerden olup olmadığı belirlenmeden bu tanık beyanlarının hükme esas alınması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; dava konusu olan 2002-2003 yıllarına ait dönem bordrolarını, işe giriş bildirgelerini ve hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davacının çalışma iddiasına konu dönemi kapsar biçimde dinlenmeyen bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden … Tekstil Turizm ve Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti’ye iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.