Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/6852 E. 2011/4195 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6852
KARAR NO : 2011/4195
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalı işyerinde Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini, belirterek feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını, işletmenin bütünün sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcılarının iş güvencesi kapsamına girmediğini, davacının işveren vekili olması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca iş güvencesi hükümlerinden yararlanmayacağını, iş sözleşmesinin de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettişlerince düzenlenen 27.8.2010 tarih ve 2010/3-2 inceleme raporunda işvereni zarara uğrattığının tespiti üzerine sona erdirildiğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının işveren vekili olduğuna dair bir belgenin bulunmadığı organizasyon şeması ve iştiraklerinden davalı işyerinin büyük bir işletme olduğu ve davacının muadili birden fazla genel müdür yardımcısı olduğu ve davacının üzerinde genel müdür asistanı ve yönetim kurulu CEO’sunun bulunduğu davacının İş Kanunun 18/2.maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği işletmenin bütününü sevk ve idare etmediği, işçi alma ve çıkarma yetkisinin de bulunmadığı, dolayısıyla işe iade kapsamında olduğu, fesih bildiriminde somut bir gerekçe gösterilmediği feshin geçerli nedenlere dayanmadığı soruşturma raporunda da davacı ile ilgili hakli nedenle feshi gerektirir usulsüz ve yolsuz bir eylemden söz edilmediği geneli itibariyle yönetim kurulunun bu tür eylemlerinden bahsedilerek davacı yönünden haklı nedenle fesih koşullarının da oluşmadığı belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.
İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri her şeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır.
İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci grubunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. Buna göre, işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütününü sevk ve idare edenlerin 18’nci madde anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. İşyerinin tümünü sevk ve idare ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi katlanmış olarak, birlikte aranır. Bu işyeri işletmeye bağlı bir işyeri de olabilir. Dolayısıyla bir banka şubesi müdürü ile fabrika müdürü, işyerini sevk ve idare etmekle beraber, özgür iradesi ile işçi alma ve işten çıkarma yetkisi yoksa İş Kanunu’nun 18’nci maddesi anlamında işveren vekili sayılmaz. İş güvencesinden yararlanır. Aynı şekilde, işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan insan kaynakları müdürü ile personel müdürü, işyerinin tümünü yönetmediğinden iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir. Ancak işletmeye bağlı bir işyerinde, bu işyerinin tümünü sevk ve idare eden, ayrıca işe alma ve işten çıkarma yetkisi olan işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Dairemizin uygulaması da bu yöndedir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı 2004 yılından itibaren davalı … Fabrikası A.Ş.Fabrikaları A.Ş.de ziraat genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığı dosyada mevcut davalı organizasyon şemasından doğrudan genel müdüre bağlı 3 genel müdür yardımcısından biri olduğu mevcut delillere göre davacının işletmenin bütünü sevk ve idare eden genel müdür yardımcısı konumunda olup İş Kanunun 18/2.maddesi uyarınca iş güvencesi kapsamında bulunmadığından davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir .
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE
3.Peşin harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 182.00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
kesin olarak 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.