Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6667 E. 2010/7322 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6667
KARAR NO : 2010/7322
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.10.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 13.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne dava değeri duruşma yapılması için gerekli olan değerin altında olduğundan duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının 34 ada 23 parsel sayılı taşınmazında yaptığı inşaat çalışmaları sırasında taşınmazlarından toprak almak, demir kazıklarını ve tel çitini sökmek suretiyle 34 ada 6 ve 22 numaralı parsellerine elattığını beyan ederek davalının elatmasının önlenmesini ve taşınmazının eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazların bitişik nizam imar planında olmasından dolayı temel çalışmalarında meydana gelebilecek bu zararların olağan olduğunu, inşaatın bitimi ile bu durumun düzeleceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683. maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.
Eldeki davada, fen bilirkişilerinin 19.01.2010 tarihli raporlarında; yapmış oldukları ölçüm ve incelemeler neticesinde davalıya ait 23 parsel sayılı taşınmazda bulunan betonarme binanın tamamının bu parsel içerisinde kaldığını tespit etmeleri nedeni ile davalının davacı taşınmazına bir elatmasının olmadığı sabittir. Ne var ki fen bilirkişileri aynı raporlarında inşaat artıklarının davacıya ait 22 parsel sayılı taşınmazda 15.65 m² ve 6 parsel sayılı taşınmazda da 12.65 m² kaldığını ve zemin yapısını bozduğunu beyan etmiştir. Ziraat bilirkişisi raporunda ise; dava konusu alana dışarıdan artık malzemeler, çakıl vb. atıklar dökülerek müdahale edildiğinin yerinde görüldüğünü, artık malzemelerin dava konusu taşınmaz üzerindeki bitkilere zarar verdiğini, alandaki toprağın üstüne dökülen inşaat atıklarının kaldırılması ve yerine bitkisel toprak getirilmesi durumunda yeniden bitki yetiştirilebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir. İnşaat ve mimar bilirkişiler ise 05.02.2010 tarihli raporlarında; davalının inşaatı sırasında hafriyat alınırken davacının parseline 50-60 cm girerek kalıp çalışması yaptığı, inşaat bitince stabilize malzeme ile doldurduğunun ayrıca inşaatın sıva ve beton artıklarının bu kısım da olduğunu yerinde tespit ettiklerini belirtmiştir. Kadastro bilirkişisinin raporunda bu molozların alanının belirtildiği, buna göre davacının 6 ve 22 parsel sayılı taşınmazlarının eski haline getirebilmesi için bu malzemelerin kaldırılıp yerine asgari 50 cm derinliğinde bitkisel toprak doldurulması gerektiği ve tüm bu işlemlerin maliyetinin toplam 424,95 TL. olduğunu, 12.03.2010 tarihli ek raporlarında ise 05.02.2010 tarihli raporlarında belirtmedikleri demir kapı kanatları ve direklerinin dosyasındaki fotoğraflar yardımı ile yaklaşık değerinin 297,00 TL olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Bilirkişilerin bu tespitleri karşısında davalının davalı taşınmazına binasının taşkın olmamasına karşın, moloz dökmek, tel çit ve demir kapıyı tahrip etmek ve toprak yapısını bozmak suretiyle elattığı sabit olduğundan mahkemece verilen karar doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişilerin raporları değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, elatmanın ortadan kalktığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hüküm doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.