YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7695
KARAR NO : 2011/8703
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.10.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, genel yola çıkışı olmayan 94 ada 267 ve 512 parsel sayılı taşınmazları lehine, davalıya ait 94 ada 266 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı, davacının yolunun bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davacıya ait 94 ada 267 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalıya ait 94 ada 266 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır.Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
./..
2011/7695 – 8703 – 2 –
Yukarıda belirtildiği gibi, geçit hakkı tanınmasıyla yola bağlantısı olmayan veya mevcut yolla ihtiyacı karşılanmayan taşınmazın genel yolla bağlantısı sağlanır. Burada davacının sübjektif arzususun önemi yoktur.
Somut olaya gelince; dosya içerisindeki kadastro paftası ve bilirkişi raporuna göre davacıya ait 94 ada 267 parsel sayılı taşınmazın güneyinden anayola sınırı bulunmaktadır. Dava dışı kişilerin yaptığı ev ve duvarın taşınmazın yola olan cephesini kapatması şeklindeki fiili durumun davacının başvurabileceği başka hukuki yollar olması nedeni ile geçit kurulmasını gerektirmeyeceğinden genel yola bağlantısı bulunan davacının geçit ihtiyacında olmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın belirtilen nedenle reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.