Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6703 E. 2010/8446 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6703
KARAR NO : 2010/8446
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.04.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptal tescil talebinin reddine, 35.280,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.
Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir.
Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır;
Öncelikli koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır.
Türk Medeni Kanununun 724.maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanununun 3.maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.
Malzeme sahibi davacı, üzerine bina yapılan 732 ada 6 parsel numaralı taşınmazın tapuda davalı kardeşi adına kayıtlı olduğunu bildiği halde bina inşasına katkı verdiğinden, iyiniyetli olmadığı açıktır. Davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddi açıklanan nedenle doğru olup, buna ilişkin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Şayet, arazi sahibinin arsası üzerine yapılan binada malzeme maliki bir katkı vermişse, malikinin mamelekinde sebepsiz bir zenginleşme meydana geleceğinden, bu zenginleşmeye karşılık taşınmaz malikinin malzeme malikine bir tazminat ödemesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta; dinlenen tanıklar, davacının binanın yapılışı sırasında katkıda bulunduğunu bildirmiştir. Davacının isteyebileceği tazminat, binanın tüm değerine göre yaptığı katkı oranına karşılık gelecek parasal tutardır. Oysa mahkemece, bu konu araştırma ve inceleme dışı bırakılmıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda yazılı yönteme uygun inceleme ve araştırma yapmak, davacının binanın yapımındaki katkı oranını bulup, bunun para olarak değerine hükmetmek olmalıdır. Değinilen yön gözardı edilerek, istemin yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davalını yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.