YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4492
KARAR NO : 2010/8534
KARAR TARİHİ : 26.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.08.2001 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ayrı ayrı düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine dayalı 41 parça taşınmazdaki davalılara ait kaydın tapu iptal ve tescili, ikinci kademede ise sözleşmenin ademi ifası sebebiyle 977.459.71 TL’nin tazminat olarak tahsili istemlerine ilişkindir.
Bazı davalılar dayanılan satış vaadi sözleşmelerinin sahte vekaletname ile yapıldığını, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
Davaya müdahale talep eden … sözleşmeleri vekaleten imzaladığını, ancak satış vaadine karşılık gelen bedellerin ödenmediğini, davanın reddi gerekeceğini belirtmiştir.
Mahkemece satış vaadi konu taşınmazların el birliği mülkiyeti rejimine tabi olması nedeniyle mülkiyet aktarımı istemi red edilmiş, ikinci kademedeki tazminat isteği ise satış vaadi sözleşmelerinde tüm bedelin ödendiği yazılı olmadığından ve davacı bütün delillerini başlangıçta vermeyerek tazminat istemine ilişkin davasını da ispat edemediğinden bahisle reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten; çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinden satış vaadine konu payların elbirliği mülkiyetine tabi bulunduğu görülmektedir. Elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortak için tasarruf edebileceği pay söz konusu değildir. Mülkiyet hakkı elbirliği ile ortaklara aittir. İşlemi yapan tarafın (ortağın) ortaklığa dahil bir mal üzerinde tasarruf yetkisi de olamayacağından işlem ancak borçlandırıcı işlem olarak (sözleşmeyi yapan ortak bakımından) hüküm ve sonuç meydana getirir. Bu nedenle mahkemece davacının ilk kademedeki mülkiyet aktarımına ilişkin istemin reddi yasaya uygundur.
Davacının ikinci kademedeki isteği olan tazminat talebine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda vurgulandığı üzere satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davalarda mülkiyet aktarımına ilişkin talebin kabulü için sözleşmenin ifa olanağının bulunması zorunludur. Elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmazda ortaklardan sadece birinin ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerlidir. Sözleşme konusunun aynen yerine getirilmemesi durumunda ise satış vaadi sözleşmesinin vaat alacaklısı olan tarafı ödediklerinin istirdadını karşı taraftan isteyebilir. Davadaki ikinci kademedeki istemin nedeni budur.
Mahkemece dayanılan sözleşmeler incelenerek ve bir kısım davalılar sözleşme bedeli alınmadığını savunduğundan, sözleşme bedellerinin ödendiğinin kanıtlaması koşuluyla davacı ödemelerin iadesini isteyebileceğinden yaptığı ve kanıtlayacağı ödemelerin dava tarihindeki güncelleştirilmiş bedeli gerek duyulurca bilirkişiye hesaplattırılarak ve özellikle davaya müdahil olan Turgut Sivrikayanın açtığını bildirdiği dava akıbeti beklenerek, ikinci kademedeki istemi bütün bunların sonucuna uygun hükme bağlamak yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen bazı nedenlerle, eksik inceleme ve araştırma sonucu bu talebinde reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.