Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/10362 E. 2010/11763 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10362
KARAR NO : 2010/11763
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 29.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu … köyü, 102 ada 88 parsel, 104 ada 40 parsel ve 110 ada 48 parsel numaralı taşınmazlarda baba adının “Nazi” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının senetsizden “… oğlu, …” adına tespit gördüğü ve kayıt malikinin 40 ve 48 sayılı parsellerde 1937 doğumlu, 88 parselde ise 1935 doğumlu olduğu yazılıdır. Davacı ise 01.01.1948 doğumlu olup mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır.
Ayrıca, kadastro tutanak bilirkişileri dinlenmeden davacının anne, baba ve tüm kardeşlerini gösterir nüfus aile kaydı getirtilmeden hüküm tesis edilmesi ve tapu kayıt maliki “… oğlu, …” nüfus bilgilerine göre nüfus araştırması yapılması gerekirken … oğlu, … kimlik bilgileri ile nüfus araştırması yapılması da doğru görülmemiştir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.