YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13803
KARAR NO : 2010/14762
KARAR TARİHİ : 24.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması, asli müdahil Orman İdaresi tarafından 10.12.2007 gününde verilen dilekçe ile tapunun kısmen iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davacı Hazinenin bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısma yönelik davasından yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne dair verilen 19.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile özel siciline işlenmesi istemi ile açılmıştır.
Asli müdahil Orman İdaresi, orman bilirkişisinin raporunda orman tahdit sınırları içinde kaldığını belirttiği 381,13 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı Hazinenin orman bilirkişisinin raporunda A harfi ile gösterilen 137,27 m2’lik kısma ilişkin davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin tüm, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2-Uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planı içerisinde bulunduğu ve üzerinde bina yapılmak suretiyle tasarruf edildiği toplanan deliller ile sabittir. 4342 sayılı yasaya 5178 sayılı yasanın 5. maddesi, 5334 sayılı yasanın 1. maddesi ile eklenen geçici 3. maddenin ikinci fıkrası hükmünce “gerçek ya da özel hukuk kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydı ile vazgeçilir.” hükmü getirilmiştir. Bu madde hükmü somut olaya ilişkin bir hükümdür. Diğer bir anlatımla, somut olay bu madde hükmünün uygulanmasını gerekli kılar vaziyettedir. Sözü edilen hükme uygun biçimde rayiç bedel belirlenmiş olup bu bedelin Hazineye ödenmesi koşulu ile hüküm fıkrasının “Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına” sözcükleri ile düzenlenmesi gerekir. Ayrıca, hüküm fıkrasında “depo edilen bedelin karar kesinleşince Hazineye ödenmesine” sözcükleri de yer alacak şekilde şekillendirilmesi infazı kolaylaştırır nitelikte olacağından hüküm bölümünün A bendinin 1. fıkrasının yukarıya anılan biçimi ile formatlanması yasa koyucunun amacına daha uygun düşer. Belirtilen yönler bozma nedeni ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bentte açıklanan nedenlerle hükmün A bendinin 1. fıkrasında yazılı “davacının davasının reddine” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine “davacının davasından yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına” sözcüklerinin yazılmasına, 2.fıkra olarak olarak da “yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve davalılar tarafından depo edilen 1.483,90 TL’nin karar kesinleştiğinde davacı Hazine’ye ödenmesine” sözcüklerinin yazılmasına, sonra gelen bentlerinde 2, 3 ve 4 olan numaralarının eklenen 2. fıkra uyarınca 3, 4 ve 5 numara olarak düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 24.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.