Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12294 E. 2010/13268 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12294
KARAR NO : 2010/13268
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.11.2007 gününde verilen dilekçe ile mecra irtifakı kurulması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanununun 744. maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir.
Davalı 332 parsel malikleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiş, hüküm Dairemizin 07.05.2009 günlü ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, davacının malik olduğu 582 sayılı parsel yararına 332 sayılı parsel üzerinden bilirkişinin 17.07.2008 günlü krokisinde gösterdiği 155 m uzunluğunda 1,5 m eninde su yolu geçit irtifakı tesis edilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Burada öncelikle belirtilmelidir ki, diğer kanuni irtifak haklarında olduğu gibi su yolu geçit irtifakının da, kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulması gerekir. Ayrıca mecranın niteliği, nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği belirlenmeli, hükmün duraksamasız infazı için karar yerinde gösterilmelidir.
Somut olaya gelince; Davacı, 582 sayılı parseli için su yolu geçit ihtiyacı olduğunu ileri sürmüştür. Bilirkişi krokisinden 582 sayılı parsel ile 332 sayılı parsel arasında 580 sayılı parselin yer aldığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydından 580 sayılı parsele de davacının malik olduğu anlaşılmaktadır. 580 sayılı parsel üzerinde akdi irtifak tesis edilmeden 582 sayılı parsel ile 332 sayılı parsel arasında bağlantı kurulamaz. Başka bir anlatımla, mahkemenin kabul ettiği şekildeki geçit irtifakı kesintisizlik ilkesine aykırıdır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davacıya tapu sicilinde 582 sayılı parsel lehine 580 sayılı parsel aleyhine iradi akdi irtifak tesis etmek üzere süre vermek, istemi bundan sonra incelemek olmalıdır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Kabule göre de; geçit eni 1,5 m olarak benimsendiği halde, bunun hangi verilere göre belirlendiğinin ve geçitin ne şekilde sağlanacağı (örneğin su borusu döşenmek veya toprak altından ya da üstünden geçirilip geçirilmediği) hususunun bilirkişi raporunda gösterilmemesi, bilirkişiden bu konuda doyurucu gerekçe içeren ek rapor alınmaması ve geçitin nasıl kurulacağının saptanarak sonucuna uygun olarak karar verilmemesi, ayrıca yukarıda açıklanan ilkeler gereğince bu tür davalarda, davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, davacı yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.