Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12297 E. 2010/13309 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12297
KARAR NO : 2010/13309
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.12.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 47 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olayda, dava konusu 47 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Mahkemece, hükme esas alınan 24.05.2010 günlü fen bilirkişi raporunda (E) ile işaretli bölümden geçit kurulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. 31.05.20101 tarihli ziraat ve inşaat bilirkişilerince hazırlanan raporda geçit bedeli toplam 103,93TL olarak belirlenmiş, bu bedel geçit kurulan taşınmaz malikine ödenmek üzere mahkeme veznesine depo ettirilmiştir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Eldeki davada, geçit ile yükümlendirilen taşınmazın 1 metrekaresinin bedeli 1.00 TL olarak belirlenmiştir. Geçit hakkının mülkiyet hakkını kısıtlayan bir irtifak hakkı olduğu dikkate alındığında ve ülke ekonomik koşulları ile paranın satın alma gücü aynı zamanda taşınmazdan elde edilebilecek ürünlerin 1 kilogramının fiyatları dikkate alındığında taşınmazın metrekaresinin 1,00TL olarak belirlenmesi hayatın olağan akışına uygun değildir.
Mahkemece, geçit ile yükümlendirilen 46 parsel sayılı taşınmazın değeri, emlak değeri, emsal satışlar ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla yeniden hesaplanmalı, bu bedelin depo edilmesi için davacıya süre verilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.