YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13622
KARAR NO : 2012/9737
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan Trakya … Dağ Aş Genel Müdürlüğü vekillerince temyiz edilmesi davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacı ile temyiz eden davalı … vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 13.08.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının anne ve babasının maddi, anne, baba ve kardeşlerinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece hak sahibi olmadığından davacı babanın maddi tazminat isteminin reddine, davacı annenin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalılardan … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava iş kazası sonucu ölen işçinin hak sahiplerinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dava konusu iş kazası sonucu ölen işçinin davalı …’ne bağlı Keşan İpsala işletme müdürlüğünce yaptırılacak alçak gerilim-yüksek gerilim … dağıtım şebekesinin arıza onarım bakım hizmetlerini üstlenen davalı … Enerji İnş San Tic Ltd Şti’ de … teknisyeni olarak çalışmakta iken olay tarihinde tamirini tamamladığı iletkenin yerine montajı için sepetli araçla kaldırılması sırasında arızalı hatta dikey geçen diğer bir hattan enerji atlaması sonucu sepette bulunan biri davacı murisi iki işçinin elektriğe kapılarak kaldırıldıkları hastanede öldükleri dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 73.maddesinin açık buyruğudur.
Olayla ilgili olarak düzenlenen 10.02.2009 tarihli bilirkişi raporunda davalı … Enerji’nin %70 davacı murisi kazalının ise % 30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı ve davalı Aksoy Enerji’nin itirazı üzerine alınan 06.01.2010 tarihli kusur raporunda ise, % 20 …’ne, % 50 …Enerji İnş San Tic Ltd Şti’ ne ve % 30 oranında da davacı murisi kazalıya kusur verilerek kusur dağılımına gidilmiştir. Öte yandan aynı olayda ölen Tahir Sönmez’in yakınlarının açtığı ve Ankara 17.İş Mahkemesinin 2008/195E sırasında görülen ve Dairemizin 2012/4160 sırasında temyiz incelemesinde bulunan davada ise hükme esas alınan 10.06.2010 tarihli kusur bilirkişi raporunda ise % 20 …’ne, %60 … Enerji İnş San Tic Ltd Şti’ne, % 10 Ekip şefi Hüseyin Köstek’e % 5’er oranında da kazada ölen işçiler … ile …’e kusur verildiği görülmektedir. Bu duruma göre kusurun aidiyeti ve dağılımı açısından aynı olay nedeniyle farklı değerlendirmelerinin bulunduğu ortadadır. Mahkemece kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden 06.01.2020 tarihli kusur raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasa’ya aykırı olmuştur. Öte yandan Ankara 17.İş Mahkemesinde görülen davada hükme esas alınan 10.06.2010 tarihli raporun ve kusur dağılımının somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu da görülmektedir.
Maddi tazminatın hesabına esas alınan ücrete yönelik temyiz itirazlarına gelince: Zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen işçinin hak sahiplerinin maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda, işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davalı işverenlik tarafından örneği sunulan ücret bordrolarındaki kazalının imzasına davacı tarafça itiraz edilmesine rağmen, davalı tarafça imza incelemesi için sunulmadığından, Endüstri Meslek Lisesi … bölümü mezunu … Teknisyeni olan davacının emsal ücretinin araştırılması yoluna gidilmesi isabetlidir. Ne var ki emsal ücretin ilgili meslek odasından sorulması yerine Edirne Ticaret ve Sanayi Odasının bildirdiği ücretin tazminatın hesabında esas alınması isabetsiz olmuştur Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nın davacı yaptığı işe göre emsal ücretini belirleyecek bir meslek örgütü olmadığı ortadadır.
Yapılacak iş Endüstri Meslek Lisesi mezunu tecrübeli bir … teknisyeninin asgari ücretle ve bu ücret civarında bir ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun olup olmadığı da dikkate alınarak, ilgili meslek odasından, emsal … teknisyeninin günlük veya aylık net ücretini sormak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek davacının gerçek ücretini tespit edip davacının maddi zararını bilirkişiye yeniden hesaplattırmaktan ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar ile davalılardan … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz edenlerin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.