Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6121 E. 2010/7221 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6121
KARAR NO : 2010/7221
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 15.10.2009 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Raşit Öztürk tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar, kadastro müdürlüğünün 16.09.2009 tarihli işlemiyle 510 parsel sayılı taşınmazlarının yüzölçümü miktarının azaltıldığını ileri sürerek işlemin iptalini talep etmişlerdir.
Davalı yargılamaya katılmamış, mahkemece işlemin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davacı Raşit Öztürk temyiz etmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde;
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanununun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verilir. Harita ve krokiden diğer bir ifade ile mülkiyet hakkının kapsamından maksat sınır çizgileri değil haritanın gerçek ölçü değerleridir. 41. madde ile mülkiyet hakkının yatay kapsamının belirlenmesi ve taşınmazı komşu taşınmazlardan ayıran, ferdileştirilmesini sağlayan harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Yapılacak düzeltme ile mülkiyet aktarımına neden olunmamaktadır. Kuşkusuz, mülkiyet aktarımına neden olan hatalar için çözüm açılacak tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kadastro müdürlüğünün re’sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerini ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Somut olayda kadastro müdürlüğü 16.09.2009 tarihli işlemiyle 508, 509 ve davacılara ait 510 parsel sayılı taşınmazlarda tersimat hatası yapıldığı gerekçesiyle düzeltme işlemi yapılmıştır. Yapılan bu işlem ile 508 ve 509 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümü miktarı artar iken davalılara ait taşınmazda ise azalma meydana gelmiştir. Yukarıda da değinildiği gibi düzeltme işleminde husumetin yararına düzeltme yapılan kişilere yöneltilmesi gerekmektedir. Mahkemece davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir. Ancak verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.