YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7371
KARAR NO : 2010/8274
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescili ve terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 19.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, dava konusu 141 ada 92 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının göl yatağı olduğunu, gölün daha sonra açılan kanallarla kurutularak çıkan arazilerinin işgal edildiğini ve kadastro tespiti sırasında da davalı adına tespit edildiği, zilyetlikle kazanılamayan ve özel mülkiyete konu olmayan taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, fen bilirkişi krokisinde A ile gösterilen kısım hakkındaki talebin reddine, B ile gösterilen kısmın tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine, C harfi ile gösterilen kısmın ise tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ve D harfi ile gösterilen kısmın da tapu kaydının iptali ile göl yatağı olarak tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacı Hazine vekili temyize getirmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 715.maddesi gereğince sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca da göller, tescil ve sınırlandırmaya tabi değillerdir. Mahkemece 3621 sayılı yasaya uygun kıyı kenar çizgisinin belirlendiği ve buna göre C harfi ile gösterilen kısmın da kıyı kenar çizgisi ile kıyı çizgisi arasında kamunun kullanımına terk edilmesi gereken alanda kaldığı anlaşılmaktadır. 57,32 m2 yerin tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine karar vermek gerekir iken tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının neddine, 2. bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.