YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3528
KARAR NO : 2010/4508
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi, kal ve temliken tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 20.10.2009 gün ve 2009/7828 – 11255 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı (davacı) … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 2005/66 esas sayılı davada 17 parsel sayılı taşınmazda 1/2 payı üzerine davalı … tarafından bina yapıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuş, binanın yıkılmasının aşırı zarara neden olması halinde de asgari malzeme bedelini ödeyerek binanın kendisine aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Eldeki dava ile birleştirilen 2008/61 esas sayılı davada da aynı istemde bulunmuştur.
Birleştirilen davada …, 17 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binayı … ile birlikte yaptıklarını, amaçlarının 1/2’şer pay sahibi oldukları 14 parsel sayılı taşınmaz üzerine bina yapmak olduğu halde hata sonucu 17 parsel sayılı taşınmaza bina yaptıkları iddiasıyla temliken tescil talep etmiştir.
Mahkemece, 2005/66 esas sayılı dava takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına, birleştirilen temliken tescil davasının reddine, davacı … Emin Harman’ın asgari levazım bedeli karşılığı payı üzerindeki binanın kendisine bırakılmasına ilişkin isteminin kabulüne karar verilmiş, hükmü birleştirilen davanın davacısı (davalı) … temyiz etmiş, mahkeme kararının onanması üzerine de bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Birleştirilerek görülen davalar mülkiyet hakkına dayalı çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve temliken tescil isteğine ilişkindir.
./..
2010/3528 – 4508 – 2 –
17 parsel sayılı taşınmazın 1/2 paydaşı … Emin Harman taşınmazı üzerine haksız inşaat yapıldığı iddiası ile …’a karşı elatmanın önlenmesi, kal davası açmış, …’da birleştirilen davasında 1/2 paydaşı olduğu 14 parsel sayılı taşınmaz üzerine bina yaptığı düşüncesiyle hareket ettiğini, hatanın çok sonra farkedildiğini belirterek temliken tescil istemiştir.
Elatmanın önlenmesi ve kal istemine konu olan 17 parsel sayılı taşınmaz 1/2 paylı davacı ve dava dışı … adına kayıtlıdır. Bu taşınmaz üzerine 14 parsel sayılı taşınmazın malikleri birlikte 2 ayrı bağımsız bölümden oluşan bina yapmışlardır. Davacı sadece kendi payına elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuş, diğer paydaş … ile taşınmazı kullanım durumunu belirlediklerine dair anlaşma sunmuştur. Burada hemen Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmüne değinmek gerekir;
Bilindiği gibi anılan madde uyarınca arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki … ve altındaki arz katmanlarını da kapsar. Taşınmazın paylı mülkiyete konu olması halinde de yine Türk Medeni Kanununun 688. madde hükmünün gözetilmesi gerekir. 688. maddeye göre de paylı mülkiyet “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları” şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanımlamaya göre, paylı mülkiyetin söz konusu olabilmesi için; birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malın malikleri arasında maddi olarak paylaşılmış olunmaması gerekir. Paylı mülkiyette mülkiyet hakkına sahip birden ziyade kişi olmasına rağmen eşya üzerinde tek bir mülkiyet hakkı mevcuttur. Açıklanan maddeler birlikte değerlendirildiğinde paydaşların kullanım durumunu belirlemiş olmaları zeminden yararlanma şeklini gösterir ise de taşınmazın tamamında birlikte malik oldukları olgusunu ortadan kaldırmayacaktır. Böylece zemindeki mülkiyet hakkı üzerindeki binayı da kapsayacaktır. Kısaca söylemek gerekirse, elatmanın önlenmesi ve kal istemi nedeniyle 17 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması gerekir.
Temliken tescil istemi yönünden de 17 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 2 bağımsız bölüm şeklinde 14 parsel sayılı taşınmaz malikleri tarafından hata sonucu yapıldığı iddia edildiğine göre 14 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşı …’ın da davada yer alması gerektiği kuşkusuzdur.
Sonuç olarak gerek bina yönünden gerekse binanın bulunduğu 17 parsel sayılı taşınmaz yönünden paylı mülkiyet durumu söz konusu olduğundan birleştirilen davalarda tüm paydaşların yer alması gerekmektedir. Mahkemece bu olgu gözardı edilerek Türk Medeni Kanununun 718 ve 688. maddeleri
gereğince 17 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin dava açıldıktan sonra düzenlenen ve dosyaya sunulan taşınmazın kullanım durumunu belirleyen anlaşmalarının sonuca etkili olmadığı gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.10.2009 tarih 2009/7828 – 11255 sayılı onama kararı KALDIRILARAK, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadesine, 15.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.