Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5112 E. 2012/22724 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5112
KARAR NO : 2012/22724
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek. Av. …

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/08/1978-01/08/1982 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.8.1978- 1.8.1982 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 1.8.1978 olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı çalışmasının kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 2.1.1947- 26.4.1983 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında olduğu, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının getirtildiği,davacının SGK’da bildiriminin davalı işyeri tarafından 10.1.1985 tarihinde yapıldığı, davalı dönem bordrolarında adı geçen tanıkların mahkemece kurumdan adreslerinin araştırılmasına rağmen ulaşılamadığından beyanlarının alınamadığı anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda mahkemece Kurum ile gerekli tüm yazışmalar yapılarak davalı dönem bordrolarında adı bulunan tanıkların bir kısmına ulaşılmaya çalışıldığı ancak ulaşılamadığı ve beyanlarının alınamadığı, aradan geçen yaklaşık 27 yıllık zaman nedeniyle davacının da başka tanık bulamadığı ve davanın ispat edilmediğinden reddedilmesi, tanık adreslerinin tespiti için kurum dışında Nüfus müdürlükleri, tapu sicil müdürlükleri, vergi daireleri ve emniyet ya da jandarmadan zabıta araştırması yapılmadan, mernis adreslerinin olup olmadığı tespit edilmeden, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, davalı dönem bordrolarında adı geçen ve kurumdan TC kimlik numaraları ya da şahsi bilgileri verilen tanıklar yönünden nüfus müdürlükleri, tapu sicil müdürlükleri, vergi daireleri ve emniyet ya da jandarmadan zabıta araştırması yapılarak, mernis adreslerinin olup olmadığı tespit edilerek adresleri tespit edilenlerin davacının çalışma iddiası konusunda usulünce beyanlarına başvurmak adreslerinin tespit edilememesi durumunda komşu işyeri işletenleri ile çalışanları belirlenip ifadelerine başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılarınbu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
10/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.