YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8911
KARAR NO : 2011/9461
KARAR TARİHİ : 18.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.10.2008 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ifa edilmeyen eser sözleşmesi nedeniyle yapılan ödemenin iadesi için girişilen icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatı tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, davada dayanılan 21.04.2005 tarihli sözleşmede imzası bulunan … …’nun yetkili temsilci olmadığını, bağlayıcı olmayan bu sözleşmeye dayanılarak dava açılamayacağını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten davada, 21.04.2005 tarihli “sipariş ve sözleşme formu”na dayanılmaktadır. Bu sözleşmede 3.000,00 TL’nin alındığı, kalanının dökümden sonra ödeneceği yazılıdır. Sözleşmedeki davalı şirket kaşesi üstündeki imzanın … … isimli kişiye ait olduğu taraflar arasında çekişmeli değildir. Adı geçen kişi, şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde; davalı şirkette pazarlama elemanı olarak çalıştığını kabul etmiştir. Her ne kadar, sigortada sözü edilen kişinin şirket elemanı olarak kaydı yoksa da, sözleşme ve ifade tutanağı bu kişinin davalı şirkette çalıştığını göstermektedir. Borçlar Kanununun 32.maddesi uyarınca yetkili bir mümessil tarafından diğer bir kimse namına yapılan aktin hakları ve borçları o kimseye intikal eder.
./..
2011/8911 – 2011/9461 -2-
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak … … isimli kişinin davalı şirket namına temsilci olarak hareket ederek benzeri sözleşmeler imzalayıp imzalamadığını, davalı şirket tarafından da bu sözleşmelerin benimsenip benimsenmediğini tespit etmek, bu tür sözleşmelerle davalı şirket kendisini bağlı saymış ise eldeki sözleşmenin de davalı şirketi bağlayacağını kabul etmek ve işin esasını incelemek, aksi durumun ortaya çıkması halinde ise davayı şimdiki gibi reddetmek olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmayla davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.