YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1810
KARAR NO : 2012/18582
KARAR TARİHİ : 02.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına, biriken aylıkların yasal faiziyle tahsiline, Kurum’a borçlu olmadığının tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, malulen yaşlılık aylığı almakta olan davacının yeniden çalışmaya başladığının tespit edilmiş olması sebebiyle almakta olduğu yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin 21/01/2010 tarih ve 18881 sayılı kurum işleminin iptali ile davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti, emeklilik maaşının kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile yeniden bağlanması ve birleşen dosyada 07/07/2009-25/01/2010 tarihleri arasında davacıya yapılan ödemelerin yersiz ödeme olması sebebiyle tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, Davacı … tarafından davalı SGK Başkanlığına karşı açılan kurum işleminin iptali ve tespit davasının kabulü ile davalı kurumca davacının malullük aylığının kesilmesi işleminin iptali ile davacının borcu bulunmadığının tespitine, Davacı SGK Başkanlığı tarafından davalı …’e karşı açılan istirdat davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının SSK Ankara Hastanesinin 20/08/2001 tarihli sağlık kurulu raporu ile %80 oranında malul olduğunun tespit edildiği, buna istinaden kurum tarafından davacıya malullük aylığı bağlandığı, 04/12/2009 tarihli Kontrol Raporunda, davacının aldığı malullük aylığının 07/07/2009 tarihinden itibaren çalışmaya başlamış olması sebebiyle kesilmesi gerektiğinin ve bu tarihten itibaren yapılan yersiz ödemelerin 5510 sayılı yasanın 96. maddesi gereğince geri alınması gerektiğinin bildirildiği, raporun ekinde bulunan 07/07/2009 tarihli durum tespit tutanağında davacının 07/07/2009 tarihinde … Eczanesinde çalışmaya başladığının tutanak altına alındığı ve söz konusu tutanağın davacı tarafından imzalandığı, Kurum tarafından 21/01/2010 tarih 18881 sayıl yazı ile 07/07/2009 tarihi itibarıyle çalışmaya başladığının tespit edilmesi sebebiyle aylıklarının bu tarih itibariyle kesildiğinin ve 26/07/2009-25/01/2010 tarihleri arasında yapılan toplam 4.006,02 TL’nin tahsilinin istenildiği, kolluk araştırması sonucunda davacının … Eczanesinde çalıştığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; mahkeme tarafından yaptırılan kolluk araştırmasında davacının … Eczanesinde çalıştığının tespit edildiği bildirilmiş olup 07/07/2009 tarihli durum tespit tutanağında davacının 07/07/2009 tarihinde … Eczanesinde çalışmaya başladığı tutanak altına alınmış ve söz konusu tutanak davacı tarafından imzalanmıştır. Her ne kadar tanıklar davacının söz konusu eczanede çalışmadığını, zaman zaman eczaneye uğrayarak sohbet ettiğini ve eczanenin sahibi olan … ile arasındaki samimiyet dolayısıyla yardımcı olduğunu beyan etmiş iseler de davacının ve eczane sahibi …’ın imzasını taşıyan Durum Tespit Tutanağının aksinin tanık beyanları ile ispat edilmesi mümkün değildir. Bu durumda malulen yaşlılık aylığı almakta olan davacının … Eczanesinde çalışmaya devam ettiği sabittir. Ayrıca, 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun aksi ispat edilememiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; Kurum işleminin iptali yönündeki davanın reddi ve Kurum tarafından açılan alacak davasının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi yönde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.