YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14991
KARAR NO : 2012/22425
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/08/1991 – 06/10/2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işveren şirkete ait fabrika işyerinde 01.08.1991 ile 06.10.2004 tarihleri arasında hamal olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence Kuruma bildirilmiş işe giriş bildirgesi ve herhangi bir hizmet bulunmadığı, davacının Kurumda tescilinin bulunmadığının bildirildiği, (00024) sigorta nolu un ve yağ imali işyeri…adına 19.9.1947 tarihinde, (03312) sigorta nolu çeltik-pirinç imali işyeri…-… ortaklığı ünvanlı… Şirketi adına 1.10.1969 tarihinde, (018063) sigorta nolu un-yağ-pirinç imali işyeri … Kardeşler Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. adına 1.4.1984 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davalı şirketle ilgili ve her üç işyeriyle ilgili dönem bordrolarının davalı Kurumdan gönderildiği, …’un (10169351) sigorta sicil numarasıyla 1991/3. dönem ile 1995/1. dönem arasında sürekli bildiriminin bulunduğu, imzalı ücret bordrolarının işverenden istenmediği, Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettiş raporunda “davacının işyerinde devamlı çalışmadığı, hamal başı tarafından … olduğunda gönderildiği, gider pusulasının da hamal başına kesildiği, … başına yevmiye aldığı” hususlarının tespit edildiği, işverenden gider pusulasının istenmediği, Kurumdan davacının tescilinin bulunmadığı bildirilmiş olmasına rağmen temin edilen SGK ‘nun internet sitesindeki hizmet döküm cetvelinde “1959 doğumlu … T.C nolu ve 2201010169351 sicil numaralı …’un 00024 sicil nolu işyerinden 1985 yılından itibaren 1995/3. dönem arasında bazı yıllar tam bazı yıllarda kısmi çalışmalarının bildirildiği” davacının dosya arasındaki vekaletnamedeki nüfus bilgilerine göre ise “doğum tarihinin 1961, T.C numarasının ise …. olduğu” anlaşılmaktadır.
Dairemizin 06.07.2010 tarihli bozma ilamında, S.G.K’dan (00024) sicil nolu…işyerinden 1985 yılı ile 1995/3. dönem arasında bazı yıllar tam bazı yıllarda kısmi çalışmaları bildirilen “1959 doğumlu … T.C nolu ve … sicil numaralı …” ile davacının dosya arasındaki vekaletnamedeki nüfus bilgilerine göre “12.1.1961 doğumlu … ve … oğlu … ili … ilçesi … köyü C.16, H. 56 ve Sıra no 11’de kayıtlı …’un” aynı şahıslar olup olmadığını sormak, ilgili nüfus müdürlüğünden her iki nüfus bilgilerine göre vukuatlı nüfus kayıtlarını getirtmek, gerekirse zabıta araştırması yapmak, aynı şahıs olduklarının anlaşılması ve Kurumca bu konuda ihtilaf çıkarılmaması halinde yani, 1985 yılı ile 1995/3. dönem arasında kısmi çalışmaları bildirilen kişinin davacı olduğunun belirlenmesi halinde, bildirimlerin (00024) sicil nolu…işyerinden yapılması ve bu yönüyle işverenin hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle …’nın davaya dahil edilmesi sağlanarak, konu hakkında beyanını almak, davacının talebi ile ilgili tüm taraf delillerini toplamak ve buna karar vermek gerektiği” yönünde bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan araştırma sonucunda “1959 doğumlu … T.C nolu ve … sicil numaralı …” ile 12.1.1961 doğumlu … ve … oğlu … ili … ilçesi … köyü C.16, H. 56 ve Sıra no 11’de kayıtlı davacının aynı şahıslar olmadığı anlaşıldığına göre, bu dava 1959 doğumlu … T.C nolu ve …. sicil numaralı …’un da hak alanını ilgilendirdiğinden davaya dahil edilmesi sağlanmalı, bu şahsın gösterdiği deliller de toplanarak, davacının tespitini istediği çalışmaların fiili ve gerçek olmadığıyla ilgili diğer tüm deliller de birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aynı ad ve soyadlı bu iki şahsın, aynı şahıslar olmadığından bahisle davanın reddi doğru olmamıştır.
O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.