Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/3584 E. 2010/4673 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3584
KARAR NO : 2010/4673
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin hükümsüzlüğünün tesbiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı Tapu Sicil Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalı … hakkındaki davanın esastan reddine dair verilen 02.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki Bezmi Alem Valide Sultan Vakfı Şerhinin 4070 sayılı Kanun uyarınca terkini istemine ilişkindir.
Davalı … kesin hüküm bulunduğunu, 8 sayılı parselin 4070 sayılı Yasa kapsamında kalmadığından, davanın reddine, diğer davalı Tapu Sicil Müdürlüğü de davanın husumet noktasından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet noktasından, … hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ile davalılardan … temyiz etmiştir.
Mahkeme kararı hüküm fıkrasında, önce “ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere davanın kabulü ile” denildikten sonra davanın husumet noktasından ve esastan reddine karar verilmesi maddi hatadan kaynaklanan bir çelişkidir. Bu nedenle hüküm fıkrasında yazılı olan “ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere davanın kabulü ile” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılması gerekmiştir.
Devlete ve mülhak bütçeli dairelere ait mukataalı ve icrateynli gayrımenkullerin vakıfla ilişiğinin kesilmesi hakkındaki 1 Temmuz 1941 tarih ve 4070 sayılı Kanunun 1. maddesine göre umumi ve mülhak bütçeli daire ve müesseselerin tasarrufu altındaki tapulu veya henüz tapuya bağlanmamış mukataalı veya icareteynli gayrımenkullerin vakıfla ilişikleri ancak icare, mukataa ve tavizi bedellerinin ödenmesi karşılığında kesilmiş bulunacağından, bu tür bir bedelin ödendiği ise davacı yanca ileri sürülmediğinden davanın reddinde bir yanılgı bulunmamaktadır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, maddi hataya dayalı yanılgının düzeltilmiş olunmasına göre tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.