Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/7288 E. 2010/8182 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7288
KARAR NO : 2010/8182
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.10.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, birleşen davada davacı … Bakanlığınca 18.06.2008 günlü dilekçe ile davalılar İbrahim ve … aleyhine elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen 16.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava, dava dışı Hazine’ye ait 282 parsel numaralı taşınmazda davacının intifa hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemine ilişkindir.
Asıl davada davalı …, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binalardan sadece birinin kendisine ait olduğunu diğer iki binanın çocukları İbrahim ve …’a ait olduğunu, taşınmazda belediyenin yer göstermesi suretiyle ev yaptığını savunmuştur.
Mahkemece davalı … hakkındaki el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, yapıların kal’ine ve 420 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ve davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.09.2007 tarih ve 2007/9362 E – 11113 K sayılı bozma ilamı ile özetle “…davacının temyiz itirazlarının reddi ile davalı dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılardan sadece birinin kendisine ait olduğunu, diğer yapıların … ve …’a ait olduğunu savunmuş ve yargılama sırasında da … tarafından dosyaya sunulan 10.11.2004 tarihli müdahale dilekçesi ve dilekçe eki tespit krokisinden de yapıların tamamının davalıya ait olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalının savunması ve savunmayı doğrulayan deliller gözetilerek davalının kullandığı yer ve yapılar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamış…” denilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası; davalılar İbrahim ve … aleyhine, davacı tarafından açılan ve asıl dava dosyası ile birleştirilen davada, intifa hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece iş bu temyize konu karar ile; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davalıların dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile 420 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve kal talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine ayrıca mülkiyet hakkı sahibi dava dışı Hazinenin her zaman kal talebi yönünden dava açma hakkı bulunmasına göre davacının tüm, davalı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Kabul edilen ecrimisil yönünden, her bir davalının kullandığı yere ve yapılara göre ayrı ayrı ecrimisil belirlenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalı …’ın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.