YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4264
KARAR NO : 2022/3728
KARAR TARİHİ : 17.05.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 62/1, 63, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kusur durumu dikkate alınarak sanık hakkında TCK’nın 50/1. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanık hakkında TCK’nın 50/4 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir karar verilmediğinden bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre, olay günü, gündüz vakti, meskun mahal dışında, yağmurlu havada sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile iki yönlü, zemini ıslak, asfalt kaplama karayolunda seyir halindeyken olay mahalli sağa tehlikeli virajlı yol bölümüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi sonucu karşı yönden gelen sürücü …’in sevk ve idaresindeki otomobilin sol ön ve orta kısmına kendi aracının sol ön kısmı ile çarpması sonucu … ve …’in ölmesi, katılan …’in hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, katılanlar … ve Hatice Şener’in hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandıkları olayda, sanığın araç hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak ve şeride tecavüz etme kurallarını ihlal etmesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğu anlaşılan olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin, ceza miktarına ilişkin, sanık müdafiinin, kusur durumuna, eksik incelemeye, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanmamasına, ehliyetin geri alınmasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas – 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ”suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinde; belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem D sınıfı hem de A2 sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, aynı zamanda mevcut sürücü belgesi sınıflarının birbirleri yerine ikamesinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki kamyon ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle yaralama suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün birinci numaralı paragrafında yer alan, “suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” ibaresinin çıkartılması ve hükmün beşinci paragrafında yer alan “sürücü belgesinin” ibaresinden önce gelmek üzere “D sınıfı” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.