Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/5301 E. 2010/5818 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5301
KARAR NO : 2010/5818
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.04.2005 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranılan kar kaybı zararının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı, 24.11.2001 günlü sözleşme uyarınca davacıya kiralanan araca ait trafik cezaları, taşıt vergisi, kazanç vergisi, KDV aslı ve cezalarını davacının ödemesi gerektiği halde ödemediğini, yetkili vergi dairesinin haciz uygulama aşamasına getirdiği vergileri kendisinin ödediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, davacının kar yoksunluğu zararı olarak bilirkişilerin bulduğu 12.284,52 YTL’nin dava tarihinden geçerli faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere kar yoksunluğu, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Bir tanımlama yapmak gerekirse kar yoksunluğu; sözleşmenin tam olarak ifa edilmesi halinde o sözleşmeden yararlanan kişinin malvarlığında olması gereken durum ile eylemli durum arasındaki maddi değer farkıdır. Kuşkusuz kar yoksunluğu zararı, müspet zarar kapsamına girer. Müspet zarar ise, sözleşmenin feshinde kusursuz olan tarafın sözleşmenin ifasında temerrüde düşen taraftan o sözleşme yürürlükte kaldığı sürece istenebilecek bir tazminat türüdür. Kural olarak da, sözleşmeden kusuru ile dönen taraftan istenebilir. O yüzden eldeki uyuşmazlıkta sözleşmenin feshinde davacının kusurlu olup olmadığı yönü üzerinde durulması önem kazanmaktadır.
Gerçekten 24.11.2001 günlü sözleşmenin 5.maddesinde kiralanan araca ait trafik cezaları, taşıt vergisi, kazanç vergisi, KDV aslı ve cezalarının kiracı davacı tarafından ödeneceği kararlaştırılmış ise de, bunların davacı tarafından ödenmediği yetkili vergi dairesine davalı kiralayan tarafından yatırıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Dolayısıyla sözleşme hükmüne rağmen davacı ödenmesi gereken vergi ve cezaları ödemeyerek sözleşmenin eylemli de olsa feshine neden olduğundan fesihte kusurludur. Kusuruyla sözleşmenin feshine neden olan davacı kar yoksunluğu zararı adı altında müspet zarar talebinde bulunamayacağından, davanın reddi yerine istemin kısmen hüküm altına alınması doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.