YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19050
KARAR NO : 2012/16237
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/07/1987-31/12/2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında geçen süreler hariç Tarım … sigortalısı olduğunun ve bu süreler yönünden 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.7.1987-31.12.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalı çalışmaları dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasa’dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden prim kesintisi yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Öte yandan, Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasa’nın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım … sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 4.6.1987 tarihinde Kurum kayıtlarına giren bildirge doğrultusunda 1.7.1987 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 2.4.2011 tarihinde 6111 sayılı Yasa’dan yararlanmak için süresinde başvurusunun bulunduğu, davacının 1.5.1990-30.9.1990, 1.7.1997-2.9.1997 tarihleri arasında ve 15.12.2006 ve sonrasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalışmalarının bulunduğu, Kurumun 1.5.1990 tarihinde başlayan sigortalı çalışmalar nedeniyle davacının sigortalılık süresini 1.7.1987 – 30.4.1990 tarihleri arasındaki dönemle sınırlı olarak kabul ettiği, davacının 1.5.1990-30.9.1990, 1.7.1997-2.9.1997 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının kısa süreli olması nedeniyle tarımsal faaliyetinin devam etmesi koşuluyla kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, ne varki mahkemece davacının kısa süreli sigortalı çalışmaları dışındaki dönemlerde tarımsal faaliyetinin devam edip etmediğinin sağlıklı bir biçimde araştırılmadığı, öte yandan köy muhtarının beyanı ve kolluk araştırmasının davacının iddiasını doğruladığı gibi bir kısım tanıkların da davacının 1995 yılına kadar köyde tarımsal faaliyette bulunduğunu ifade ettikleri, davacının kendi adına kayıtlı tarım arazisi bulunmamakla birlikte başkalarına ait arazileri ortaklık yoluyla ekip biçtiğine yönelik iddiasının da yeterince araştırılmadığı ve böylece davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaları dışında tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilmeden, 1.7.1987-31.12.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalı çalışmaları dışında davacının tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği sağlıklı bir biçimde araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma sonucunda yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.