YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6478
KARAR NO : 2010/8435
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.12.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin duruşma gideri verilmediğinden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 20.000YTL dava değeri göstererek açtığı davasında, kadimden bu yana köy halkının mer’a olarak kullandığı taşınmazlardan kum almak yoluyla tahrip edildiğini, 4 yıldır mer’aları kullanamadıklarını, eski hale getirilmesi için 1.000.000TL aşkın masraf gerektiğini, köy halkının hayvanlarını otlatamadığı için 300.000.000TL zararı bulunduğunu ileri sürerek, mer’alara elatmanın önlenmesini ve fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak suretiyle zararlarının tazminini; 07.07.2006 günü harcı yatırılan ıslah dilekçesi ile de, 20.000TL tazminatın 460.678TL olarak davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, baraj inşaatının kum ihtiyacının karşılanması için Selim Kaymakamlığı’nca ruhsat verildiğini, ruhsat sınırları içerisinde taşınmazın kullanıldığını ve davacının iddia ettiği bir kısım yerlerin kullanılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesine ve 460.678TL tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, mer’aya elatmanın önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Mer’a, bir veya birden fazla köy halkına bağımsız yada birlikte kullanmak üzere tahsis edilmiş olan veya böyle bir tahsis kararı olmamasına rağmen kadimden bu yana hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin, mevcut intifa hakları dışında üzerinde fiili ve hukuki tasarruf hakları bulunmayan taşınmazlardır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında, kamu malı niteliğindeki mera yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz. (Mera Kanunu 3 ve 4.madde) Meralar, Devletin sadece nezaret ve muhafaza yetkisi bulunup, tahsis şekli keyfi bir şekilde değiştirilemez. Mer’aların tahsis amacının nasıl ve hangi yol izlenerek değiştirileceği 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir.
Mer’aların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köy ve belediyelere ait bulunduğundan, yararlanma hakkı olan köy ve belediyeler yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız elatmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini isteyebilirler. Mülkiyet hakkı sahibi olan Hazine ise, haksız elatmanın giderilmesi ve bunun dışında 4342 sayılı Mera Kanununun 4/4 maddesine dayanarak meralarda meydana gelen tahribat sebebiyle eski hale getirme masraflarını haksız eylem sahibinden alabilirler. Başka bir ifade ile köy ve belediyelerin eski hale getirme masraflarını, Hazinenin de ot bedelinin tahsilini talep etmesine olanak yoktur.
Somut olayda, dava konusu 22, 32, 252 ve 261 parsel sayılı taşınmazların mer’a niteliği ile mer’a yaylak, kışlak sicilinde kayıtlı oldukları anlaşılmaktadır. Kars Valiliği tarafından 48 sıra numaralı kum ocağının küşadına mahsus ruhsatnamenin verildiği görülmüştür. Dava konusu taşınmazların tahsis amacının değişikliğine ilişkin karar, Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nin 2006/2582 Esas ve 2008/386 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş, dava konusu taşınmazların tahsis amacının mer’a olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan 06.06.2006 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide kazılarak kum alınmak yoluyla tahrip edilen mer’a alanları işaretlenmiştir. Bu nedenle, mahkemenin dava konusu mer’alara elatmanın önlenmesine karar vermesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak, 16.06.2006 tarihli ziraat bilirkişi raporunda mer’aların eski hale getirilmesi için yapılması gerekli harcamalar ve kuru ot bedeli toplamı belirlenmiş, belirlenen bu bedel mahkemece hüküm altına alınmıştır. Mer’aların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köy ve belediyelere ait bulunduğundan, yararlanma hakkı olan köy ve belediyeler yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız elatmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini isteyebilirler. Mahkemece açıklanan yön gözetilmeksizin davacı köy yararına eski hale getirme bedeline de hükmedilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.