Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6804 E. 2010/8464 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6804
KARAR NO : 2010/8464
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.05.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, yurtdışından dönerek yerleştiği Didim’de tanıştığı … adlı şahsa evlenmek istediğini söylediğini, anılan kişinin de kendisini davalı ile tanıştırdığını, davalının ortak ev alınması koşulu ile evlenmeyi kabul ettiğini, çekişme konusu taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldığını, tapu kaydının devri aşamasında davalının “tapu kaydında iki fotoğraf olmasın, biz sana daha sonra ipotek verelim” diyerek kendisini kandırdığını, tapu kaydının davalıya devredilmesinden sonra davalının evlenmekten vazgeçtiğini ileri sürerek, 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan zemin kat, 1 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, 05.03.2009 tarihli dilekçesinde Denizli 2.Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki beyanının geçerli olduğunu belirtmiş; ifadesinde ise, davacının resmi nikah yapmayacağını bir ev alacağını söylediğini, daha öncesi iki evlilik yaptığından, bir daha evlenemeyeceğini düşündüğünden teklifi kabul ettiğini, kendisine güvence olması için davacı tarafından dava konusu taşınmazın satın alındığını söylediği görülmüştür.
Mahkemece, davalı için satın alınan dava konusu taşınmazın ahlaka, adaba aykırı resmi evlilik akti olmaksızın birlikte yaşamayı temin amacı ile geri istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Hukuka ve ahlaka aykırı bir amaca erişmek için verilen malların iade edilmeyeceği BK’nun 65. maddesinde hüküm altına alınmıştır. BK’nun 65. maddesinin uygulanabilmesi için, kazanımda bulunanın dahi ahlaka veya hukuka aykırı sonucu elde etme amacını gütmesine ya da bu amacın gerçekleşmesine gerek bulunmamakta, edimi yerine getiren tarafın ahlaka ve hukuka aykırı amaç içinde bulunması gerekmektedir. Başka bir anlatımla malvarlığında eksilme olan tarafın, hukuk düzenine aykırı bir davranışla elde ettiği sonuç hukuka aykırı ise, verileni geri isteyemez.
Diğer taraftan, haklı bir neden olmaksızın malvarlığındaki çoğalma hukuken sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden edebilmek için, tarafların birinin malvarlığında artma, diğerinin malvarlığında ise eksilme olmalı, azalma ve eksilme arasında bir illiyet bağı bulunmalı ve azalma ile eksilme haklı bir nedene dayanmamalıdır.
Somut olayda, davacı evlenme düşüncesinde olduğu davalının istemi ile birlikte malik olacakları bir taşınmazın bedeli ödediğini, taşınmazın hileli davranışları ile davalı adına tescil edildiğini, davalının taşınmazın adına tescilinden sonra ise evlenmekten vazgeçtiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı ise davacının evlenme teklifini daha sonra resmi nikah yapılmak ve güvence amacı ile taşınmaz satın alınması koşulu ile kabul ettiğini savunmuştur.
Yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından, tarafların evlenme amacı ile biraraya geldikleri, kısa bir süre davalının ikametgahı olan Didim’de birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Tapu kaydından 3 sayılı parselde kat irtifakı kurulu olan taşınmazın 1 numaralı bağımsız bölümünün satış suretiyle 23.10.2007 tarihinde davalı adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Dava konusu taşınmazın bedelinin davacı tarafından ödendiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, Günzburg Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14.07.1993 tarihli kararı ile dava dışı eşinden boşanmış, karar Denizli 1.Aile Mahkemesi’nin 12.05.2009 tarihli ve 2008/542 Esas 2009/401 Karar sayılı tanıma ve tenfiz kararı ile ülkemizde geçerlilik kazanmıştır.
Dosya kapsımına ve toplanan delillere göre davacının dava konusu taşınmazı davalı ile evlilik birliğinin teminini kolaylaştırmak amacıyla satın aldığı, hukuka ve ahlaka aykırı bir amacı gerçekleştirmek, başkası ile evli iken aynı zamanda davalıyla birlikte yaşamayı sağlamak amacını gütmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının hukuka, ahlaka ve adaba aykırı davranışını gerçekleştirmek amacı ile taşınmazı davalı adına tescil ettirdiği gerekçesiyle ile davanın reddi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.