YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7669
KARAR NO : 2010/8233
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.08.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mamalek hukukundan doğan davalarda, mahkemenin görevini davanın açıldığı tarihteki dava değeri belirler.
Somut olayda; çekişme konusu 314 ada 254 parsel sayılı taşınmazın 619,50 m2 yüzölçümünde olduğu ve arsa niteliği ile tapuda kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, 314 ada 254 parsel sayılı kat irtifakı kurulmuş taşınmazda 27 numaralı bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve 6000 TL tazminat istemlerinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporu ile davanın açıldığı 26.08.2009 tarihi itibariyle elatılan taşınmazın değerinin 7.200 TL ve ecrimisil değerinin ise 4.493 TL olduğu belirlenmiştir.
HUMK’nun 8. maddesi gereğince, taşınmazın saptanan değerine göre davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan, dava dilekçesinin görev noktasından reddi yerine çekişmenin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.