YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1038
KARAR NO : 2012/2537
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı banka vekili, davalının bankadan tüketici kredisi kullandığını, tahsil edilen 3.450 TL tahsis komisyonu dosya ücretinin iadesi için Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu, hakem heyetinin bu ücretin tüketici ile müzakere edilmeden sözleşmeye konulduğunu bu nedenle haksız şart olduğu gerekçesiyle talebi kabul ederek 3.450 TLnin iadesine karar verdiğini,halbuki sözleşme ve bilgilendirme formunda kredi tahsis komisyonu dosya ücreti ödenmesi gerektiğinin tüketiciye bildirildiğini, masraf ve komisyon ödenmeden işlem yapılmasının mümkün olmadığını belirterek hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Tüketici Sorunları hakem heyeti kararı yerinde görülerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tüketicinin davacı bankadan 5.8.2008 tarihli konut finansmanı sistemi (mortgage) kredi sözleşmesi ile 115.000 TL kredi kullandığı,davalıdan tahsis komisyonu dosya ücreti adı altında 3.450 TL tahsil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı 13.5.2010 tarihinde Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurmuş, 22.6.2010 tarihli kararda tahsis komisyonu dosya ücreti olarak alınan
Bu bedelin tüketici ile müzakere edilmeden konulduğu,haksız şart olduğu gerekçesi ile ödenen miktarın tahsiline karar verilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir … ” hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 12.maddesinde kredi ile ilgili masrafların müşteriye ait olduğu,4.8.2008 tarihli sözleşme öncesi bilgi formunda krediye ilişkin masrafların; tahsis komisyonu,dosya ücreti,kredi açılış ve istihbarat ücreti,ekspertiz ücreti ve diğer ücret ve masraflar olduğu,tapu masrafları,ipotek ücreti,noter masrafı,tapu harcı ve diğer masrafları ile sigorta ve ihbar masraflarını kapsadığı belirtilmiştir.Ancak, bu ücret ve masrafların hangi nedenlerle ve ne miktarda alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.Kural olarak davacı banka, sadece kredinin verilmesi için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davacı bankaya aittir. Aksi halde, içeriği somutlaştırılmayan diğer ücret ve masraflar başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa 2012/1038-2537
ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir.Dosya içinde aldırılan bilirkişi raporunda toplam 2.740,80 TL masraf yapıldığı,bunun 1.018,95 TL sinin iade edildiği,iade edilmeyen 1.714,94 TL kaldığı bildirilmiştir.Bu durumda, davacı banka kredinin verilmesi için zaruri olan ve yapıldığı ispatlanan giderlerini de talep etmekte haklıdır.Mahkemece davacıdan bu yönde delilleri sorulduktan sonra, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden kredinin kullanılması için zorunlu masrafların neler olduğunun ,kullanılan kredi miktarı gözetilerek davacı bankanın belirlediği miktarın makul olup olmadığının tespiti için bilirkişiden ek raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 9.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.