YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3046
KARAR NO : 2011/6235
KARAR TARİHİ : 26.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada, arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerdeki ve binanın ortak yerlerindeki eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması ve yapı kullanma izin belgesi alınması için BK’nın 97. maddesi uyarınca ifaya izin verilmesi, ifasına izin verilecek işlerin bedelinin avans olarak tahsili, bu bedelin karşılanabilmesi için yükleniciye ait 14 nolu bağımsız bölümün satışına izin verilmesi, ayrıca arsa sahiplerine ait bağımsız bölümler için eksik iş, değer kaybı ve gecikme tazminatının tahsili istenmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-15.01.2010 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 22.06.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda bina arka cephesinde dökülen toplam 15 m2 sıvanın, arka cephe bahçe beton duvarının, garaj rampası betonunun, kömürlükte oluşan küf ve akıntıların onarılması, pis su borularının da kamufle edilmesi gerektiği belirtilmiş, sayılan beş kalem eksik ve hatalı imalatın giderilme bedeli toplam 3.565.00 TL olarak saptanmış, mahkemece bu rapor hükme dayanak yapılarak sayılan imalâtlar yönünden ifaya izin verilmesine ve 3.565,00 TL giderilme bedelinin satışına izin verilen yükleniciye ait 14 nolu bağımsız bölüm bedelinden mahsup edilmesi suretiyle tahsiline karar verilmiştir. Davalı yüklenici, kömürlükteki küf ve akıntıların 3 nolu daire sahibinin kusurlu eylemleri sonucu oluştuğunu, bu nedenle bir sorumluluğu bulunmadığını, diğer 4 kalem imalâtdaki eksik ve hataları da giderdiğini
belirterek bina yönetiminden 10.07.2010 tarihli borç üstlenme belgesi başlıklı belge almış, bu belgeyi eklemek suretiyle bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Mahkemece davalı yüklenicinin itirazları yerinde yeniden keşif yapılmak suretiyle incelenip değerlendirilmeden ve karşılanmadan dava sonuçlandırılmıştır. İfaya izin kararı sözleşme ve eklerine göre yüklenicinin sorumlu olduğu hali hazırdaki eksik ve kusurlu işlerin tamamlanmasını ve düzeltilmesini sağlamak amacıyla verilir. İmalâttaki eksik ve kusurlar tamamlanmış ve düzeltilmişse ifaya izin istemi konusuz kalır. Bu durumda ifasına izin istenilen eksik ve kusurlu işlerin kim tarafından giderildiği önem taşır. Eksik ve kusurlar davalı yüklenici tarafından giderilmişse giderilen (konusuz kalan) kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı arsa sahipleri tarafından giderilmişse talepleri gözetilerek eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için yaptıkları masrafların tahsiline karar verilir. Somut olayda davalı yüklenici keşfin yapıldığı 15.01.2010 tarihinden sonra 4 kalem imalât yönünden eksik ve kusurları giderdiğini, 1 kalem imalât yönünden ise sorumlu olmadığını ileri sürüp bu konuda delil de ibraz ettiğinden itirazların mahallinde keşif yapılmak suretiyle incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre hükme varılması zorunludur. İfasına izin istenilen işlerle ilgili olarak mahkemece yapılacak işlem; HMK’nın 266. maddesi uyarınca hukukçu bilirkişiyi heyetten çıkararak yalnızca inşaat mühendisi bilirkişi ile mahallinde keşif yapmak, 22.06.2010 tarihli raporda 5 kalem halinde sayılan eksik ve kusurlu işlerin giderilip giderilmediğini araştırmak ve kömürlükteki küf ve akıntılardan davalı yüklenicinin sorumlu bulunup bulunmadığını açığa kavuşturmak, davalının sorumlu olduğu eksik ve kusurlu işlerden halihazırda giderilmemiş olanlar hakkında şimdiki gibi ifaya izin kararı vermek, giderilmiş olanlar hakkında ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek, ifasına izin istenen eksik ve kusurlar davacılar tarafından giderilmişse ifaya izin verilmesine değil, talepleri ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek bedellerinin tahsiline karar vermekten ibarettir.
3-Mahkemece yapı kullanma izin belgesi alınması yönünden de ifaya izin verilmesine karar verilmiştir. Hükme esas alınan 22.06.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yapı kullanma izin belgesi almak için yapılması gereken giderler 26.621,18 TL SGK (işçi primi + idari para cezası + işsizlik sigortası) bedeli, 1.600,00 TL Gelir İdaresi Başkanlığı (Vergi Dairesi) harç bedeli, 773,00 TL iskân harcı ve 375,00 TL kapı numarataj harcı olmak üzere toplam 29.369,18 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı yüklenici dava konusu inşaatla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna herhangi bir borç bulunmadığını belirterek SGK tarafından Keçiören Belediye Başkanlığı’na yazılmış ilişiksizlik belgesi konulu 30.03.2011 tarih 6.194.168 sayılı yazı fotokopisini temyiz dilekçesine eklemiştir. Yapı kullanma belgesi almak için yapılması gereken giderler ödenmişse, ödemesi yapılan kalemler yönünden ifaya izin istemi konusuz kalır. Bu durumda mahkemece yapılacak işlem; yapı kullanma izin belgesi alınıp alınmadığını, yapı kullanma izin belgesi alınması amacıyla sigorta primi, harç, vergi vs. olarak ne miktar ödeme yapıldığını, bu ödemeleri kimin yaptığını Belediye, SGK, Vergi Dairesi vs. ilgili kurumlardan sorup tespit etmek, yapı kullanma izin belgesi alınmamışsa; sarfı gerekip de yapılmayan ödemeler yönünden şimdiki gibi ifaya izin kararı vermek, yapı kullanma izin belgesi alınmışsa; konusuz kalan ifaya izin talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek, ifasına izin istenen ödemeler
davacılar tarafından yapılmışsa; ifaya izin verilmesine değil, talepleri ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak alacağın tahsiline karar vermekten ibarettir.
Mahkemece dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da davalı yükleniciye ait bağımsız bölümün satışına ancak ifaya izin kararı verilebilmesi halinde, izin verilen işlerin giderini karşılamak amacıyla karar verilebileceğidir. Satış kararı verilebilmesi için ifasına izin istenilen işlerin bedeli ile satışına izin istenilen taşınmazın bedeli arasında aşırı oransızlık bulunmaması, satışa izin talebinin MK’nın 2. maddesindeki dürüst davranma ilkesine ve hakkaniyete de aykırı olmaması gerekir. Davalının ifasına izin istenen işlerin bedelini ödemeye hazır olduğunu bildirip mahkeme veznesine depo etmesi halinde de satış kararı verilemez. O halde mahkemece ifaya izin kararı verilmesi halinde, izin verilen işlerin bedeli ile satışına izin istenen 14 nolu dairenin bedeli mukayese edilmeli, satış şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği takdir edilerek sonucuna göre satışa izin talebinin kabulüne veya reddine karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bentler uyarınca kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.