YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16606
KARAR NO : 2012/2873
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankanın satışa sunduğu taşınmazla ilgili 29.04.2010 tarihinde satış şartnamesinin imzalandığını,satış bedeli olarak kararlaştırılan 70.000 TL nin % 5 i olan 3500 TL teminat tutarını aynı gün davalı bankaya ödediğini,davalı tarafından satış şartnamesi uyarınca ihalenin kendisinde kaldığı ve kalan satış bedelini yatırması konusunda tebligat yapılmadığını,24.05.2010 tarihinde teminat bedelinin tarafına iade edilmesini ihtarname ile istediği halde talebinin olumsuz karşılandığını,davalı ile aralarındaki sözleşmenin standart tip sözleşme olduğunu haksız şartlar içerdiğini ileri sürerek davalı tarafa ödediği 3500 TL teminatın temerrüt tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ,davanın kabulüne karar verilmiş ,hükük davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi
malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise, davalı bankanın cebri icra yolu ile elde ettiği konutu davacıya satması mesleki ve ticari amaçla olmadığından davalı bankanın
bizzat kendisinin yasada açıklanan şekilde satıcı sıfatının bulunmadığı bu şekilde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığa genel mahkemede bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılıp, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.