YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12161
KARAR NO : 2010/1888
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Tapuda tarla olarak kayıtlı bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde ceviz, elma ve şeftali ağaçları dışında ayrıca sınır ağacı niteliğinde 5 ayva, 7 incir, 5 kiraz, 3 kayısı, 7 badem ve 22 adet asma ağacı bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın tamamı kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilip üzerinde bulunan ayva, asma, kiraz, incir, kayısı ve badem ağaçlarına da ayrıca maktuen değer verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11.maddesinin birinci fıkrası (f) bendi uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi doğru olup, bu şekilde yapılan değerlendirme ile kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal olarak sağlanabilecek gelir dikkate alınacağına göre taşınmazın üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin artık zemin değerine bir katkısı söz konusu edilemez. Başka bir deyişle ceviz, elma ve şeftali ağaçları dışındaki meyveli ve meyvesiz ağaçların değeri de kapama karışık meyve bahçesi olarak bulunan bedelin kapsamında kalmaktadır.
Bu bakımdan zemin değerinin saptanmasında dikkate alınması söz konusu olmayan ağaçların ancak idare tarafından alıkonulmuş olması halinde sadece odun değerlerinin kamulaştırma bedeline dahil edilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulundan yukarıda sözü edilen bozma nedeni doğrultusunda ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.