YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11348
KARAR NO : 2010/16233
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, dükkanın yola bakan cephesinde girişini kapatacak şekilde yapılan duvarın yıkılarak muarazanın önlenmesi, varsa buna ilişkin kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu anataşınmazın yöneticisi olan davalının davacıya ait dükkanın yola olan cephesini ve dükkan girişini kapatacak şekilde duvar yaptığını ileri sürerek bu duvarın yıkılması suretiyle muarazanın önlenmesini istemiş, mahkemece taşınmaz etrafındaki duvarın davacının taşınmazının girişini ve cephesini kapatacak şekilde yapılmadığı ve bağımsız bölümünü engeller bir niteliği bulunmadığı, iddianın ispat edilemediği, yapılan tespitten sonra davalı tarafın dava açılmadan önce beton duvarı yıkarak tel çit yapmış olması gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden davalının anataşınmazın ortak alanı olan bahçeye 30 cm. yüksekliğinde beton duvar ve bu duvar üzerine de 100 cm. yüksekliğinde tel çit yaptığı anlaşılmıştır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz. Dosya içerisinde kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızasını taşıyan herhangi bir belge bulunmadığından mahkemece yukarıda değinilen yasa hükmü dikkate alınarak davanın kabulüne, yapılan duvarın ve üzerindeki çitin yıkılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.