Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6794 E. 2012/122 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6794
KARAR NO : 2012/122
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının 29.05.2002 başlangıç tarihli sözleşme ile müvekkilinin bayisi olduğunu, yılda 2000 ton akaryakıt alım taahhüdünde bulunmasına rağmen, bu taahhüdünü yerine getiremediğini, 21.06.2006 tarihinde taahhüde uyulması için keşide olunan ihtara rağmen davalının akaryakıt alımında bulunmadığını, bunun yerine akdin fesih edildiğine dair ihtar gönderdiğini, davalının, akdi tek yanlı fesih hakkının bulunmadığını iddia ederek, uğranılan zarara karşılık şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, davacı şirket ile davalı şirketin kardeş kuruluşlar olduğunu ve Bayilik Sözleşmesinin imzalandığı tarihten şirketi devir alan yeni maliklerin devir işlemlerinin tamamlandığı 07.05.2005 tarihine kadar toplam 113 ton mal alımı yapıldığını ve buna ses çıkartmayan davacı şirketin, devir sonrası alım taahhüdüne uyulmadığını, ihtar etmesinin iyi niyetli bir davranış olmadığını ve artık bu tutum karşısında, akdin devamında fayda görülmediği için kendilerince fesih olunduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı şirketin kuruluş ve Bayilik Sözleşmesi imzalanması aşamasında ortaklık ve yönetim yapılarının aynı olduğu, davalı şirketin satış işlemlerinin yapıldığı 07.05.2005 tarihine kadar toplam satışın 113 ton olmasına rağmen davacı şirketin, asgari alım taahhüdüne uyulması yolunda hiçbir girişimde bulunmadığı, şirketin devrinden sonra önceki dönemde asgari alım taahhüdüne uyulmadığını ileri sürerek, cezai şart isteminde bulunmasının iyi niyetli bir davranış olmadığı, bu nedenle cezai şart isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.