Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15728 E. 2012/3251 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15728
KARAR NO : 2012/3251
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … isimli kişinin davalı bankadan kullandığı teminat mektubu için imzaladığı kredi sözleşmesine kefil olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sadece teminat mektubundaki limitlerle sınırlı olduğunu, ancak davalı bankanın asıl borçlunun diğer kredi borçlarını da müvekkilinden ihtarname ile talep ettiğini, teminat mektubunun hala paraya çevrilmediğini buna rağmen teminat mektubu bedelinin de müvekkilinden istendiğini belirterek davalı tarafından gönderilen 25.04.2008 tarihli ihtarnameye konu 35.421,41 TL.’den müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … arasında düzenlenen kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu sözleşme çerçevesinde adı geçene kredi kullandırıldığını, aynı sözleşme kapsamında ayrıca teminat mektubu da kullandırıldığını, borçlunun kredi hesaplarının 31.03.2008 itibariyle kat edilerek ihtarname gönderildiğini, davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının 24.12.2009 havale tarihli dilekçesiyle davasını menfi tespitle birlikte kredi sözleşmesinin de iptali ve %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönünde ıslah ettiği, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporu içeriğinden kredi sözleşmesindeki kredi tutarının evvelce 75.000 TL iken 85.000 TL olarak tahrif edildiği, tahrifat yapılmakla belgenin sahte belge haline geldiği, sahte belgeden dolayı davalının alacaklı olamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının 25.04.2008 tarihli ihtarnameye konu edilen 35.421,41 TL’den borçlu olmadığının tespitine, davacı aleyhine haksız ve yersiz olarak icra takibi başlatıldığı gerekçesiyle de davalının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı banka tarafından dava dışı …’a kullandırılan teminat mektubu kredisine kefil olduğunu kabul etmiştir. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapordan davaya konu kredi sözleşmesinin 75.000 TL bedelli olarak düzenlendiği ve sonradan tahrifatla sözleşme bedelinin ve kefalet limitinin 85.000 TL’ye dönüştürüldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı kefilin sorumluluğunun, tahrifattan önceki kefalet limiti olan 75.000 TL’den değerlendirilmesi ve varsa davacının sorumlu olduğu borç miktarının saptanarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.