Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/12142 E. 2012/13610 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12142
KARAR NO : 2012/13610
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde “taşınmaz üzerinde üretimi yapılan ürünler havuz sistemi ile ya da derin kuyudan su tedarik edilerek sulanmaktadır, çiftçiler kendi imkanları ile havuz-kuyu açarak pompaj ile damlama sulama sistemi kurmaktadırlar “denilmek suretiyle genel deyimlerle değerlendirilme yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu anataşınmazın bahsedilen havuz veya kuyudan sulanıp sulanmadığı kesin olarak belirlenmemiş ve gerekçe gösterilmeden sulu tarım arazilerindeki ürünler münavebeye alınarak değer biçilmiştir. Sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekmektedir. Dosyaya getirtilen gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü cetvelinde; domates ürününün toptan satış fiyatının 0.47 TL ve biber ürününün toptan satış fiyatının ise 0.63 TL olarak bildirildiği halde bilirkişi raporunda hal ortalaması alınarak (domatesin toptan satış fiyatının 0.503 TL ve biberin toptan satış fiyatının ise 1.00 TL) üzerinden hesap yapılması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.