YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15920
KARAR NO : 2012/7467
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı; davalının kendisi aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, davalıdan satın aldığı 48 K 4800 plakalı kamyon bedeline karşılık 25.04.2008 tarihli rehin sözleşmesinin taraflarca imzalandığını, satış bedelinin 80.000 TL. olarak kararlaştırıldığını, kendisine ait 30.000 TL. bedelindeki aracı davalıya devrettiğini, bunu dışında 1.000’er TL.’den (5) adet, 30.000 TL.’lik bir adet senet verdiğini, kalan 15.000 TL.’ninse vadesi 1 Eylül 2009’dan başlayan (10)adet senet verdiğini, davalıya sadece toplam tutarı 15.000 TL. eden senetler nedeniyle borçlu olduğunu, bu senetler davalıda olmasına rağmen davalının takip yapmasını anlayamadığını, belirterek davalıya 20.000 TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline verdiği 30.000 TL. bedelli senedi ödemede zorlanınca müvekkiline gelerek kalan borcunu ödeyemeyeceğini, aracı tekrar satmak istediğini beyan ettiğini, yapılan pazarlık sonucu müvekkilinin aracı 50.000 TL.’ye aldığını, bu tutarın bir kısmını ilk alışverişten kalan 30.000 TL.’lik bonodan kaynaklanan borca mahsup edip davacıya nakit 40.000 TL. elden para verdiğini, bu parayı verirkende araç üzerindeki rehin hakkına güvendiğini, davacının hem müvekkiline önceki alışverişten bakiye 20.000 TL. hem de elden aldığı 40.000 TL. ile sorumlu olduğunu, davacının sattığı araca el koydurarak müvekkilini mağdur ettiğini, bu konuda ceza davası açıldığını, davacının zaten 15.000 TL. borçlu olduğunu kabul ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının davacıya kamyon sattığı karşılığında davacının, 30.000 TL. bedel biçilen aracıyla (5) adet, 1.000’er TL.’lik, (1) adet 30.000 TL.’lik, (10) adet de 1.500’er TL.’lik senetler verdiği, (5) adet 1.000’er TL.’lik senetlerde 30.000 TL.’lik senedin ödendiği, geriye (10) adet bonoya bağlanan toplam 15.000 TL. borç kaldığı, zaten davacının dava dilekçesinde bu tutarda borçlu olduğunu kabul ettiği, süre verilmesine rağmen davalının bonoları sunmadığı, bonoların tedavül imkanı bulunduğu, her zaman takibe konu edilebileceği, dava dilekçesindeki kabul nedeniyle (10) adet toplam 15.000 TL. tutarındaki borcun daha sonra bonolar karşılığı talep etme hakkı saklı kalmak üzere bu bonolarla ödendiği, buna göre takip dayanağı rehin konusu borcun ödendiğinin kabulü gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının davalıya Köyceğiz Noterliğinin 25.04.2008 tarih ve 1709 yevmiye nolu rehin sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, menkul rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, rehin sözleşmesine konu borcun davalıya verilen bonolar ile ödendiğini ileri sürmüş, mahkemece de borcun bonolarla ödendiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de rehin sözleşmesine konu borç nedeniyle bono verilmesi borcun ödendiği anlamını taşımaz. Alacaklı, alacağına karşılık rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde bulunma hakkına sahiptir. Bu durumda mahkemece, davaya konu rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takip tarihinde taraflar arasındaki alacak-borç durumunun değerlendirilerek yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.