Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17100 E. 2013/4239 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17100
KARAR NO : 2013/4239
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili; müvekkillerinden …’ın kayınpederi olan dava dışı …ile davalının arkadaş olduklarını, davalının teminat senedine ihtiyaç duyması üzerine …’in isteği ile müvekkili …’ın müvekkili şirketin borçlu, müvekkili …’ın da alacaklı olarak gösterildiği ve arkasının müvekkili tarafından ciro edildiği , 27.02.2009 keşide tarihli ve 30.11.2009 vadeli, 130.000-TL bedelli senedi düzenleyerek davalıya verdiğini, 04.03.2010 tarihinde şirket merkezine icra memurlarının gelmesi üzerine dava konusu senedin İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2010/4061 esas sayılı dosyasıyla takibe konu edildiğini öğrendiklerini, bunun üzerine davalı ile görüşüldüğünde davalının da yanlışlık yapıldığını, hacizleri kaldırıp takibi düşüreceğini bildirdiğini ve 20.04.2010 tarihli haciz kaldırma yazısının Av…. tarafından imzalandığı, bunun üzerine müvekkilinin tüm şüphelerinden arındığı, ancak 4-5 ay sonra müvekkilinin eşi ile geçimsizlik sebebiyle boşanma sürecine girdiği zaman kapınpederi …’in müvekkile, çocukluk arkadaşı olan işbu davanın davalısı …’a bedelsiz olarak verilmiş olan dava konusu senedi ödemek zorunda kalacağını ima ederek tehditte bulunduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketle ve diğer müvekkili ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, senedin hatır senedi olarak müvekkilinin kayınpederinin isteği üzerine davalıya verildiği, davalının ise işbu teminat senedini icra takibine konu ettiği belirtilerek, müvekkillerinin davaya konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı …’ın restoran işine girdiğini, ancak işin yürütülmesi ve tamamlanması konusunda ödeme güçlüğüne düştüğünü, davacının isteği üzerine kayınpederi dava dışı …’in arkadaşı olan müvekkili …’ı arayarak damadı …’a yardımcı olmasını istediğini, bu talep üzerine müvekkili …’ın davacıya 130.000 TL nakit para vererek, karşılığında dava konusu senedi aldığını, davacının vadesinde borcunu ödememesi üzerine icra takibi yapılarak davacının menkul mallarına haciz işlemi yapıldığını, davacının restoranı devredeceğini ve devir parasıyla borcunu kapatacağını bildirmesi üzerine haczin kaldırıldığını, davacının restoranı devrettiğini ancak devirden elde ettiği parayla borcunu ödemeyerek bu parayı başka yerde kullandığını, bunun üzerine davacının taşınmaz malının haczedildiğini belirterek, davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı tarafın “nakden” ibaresini taşıyan dava konusu senedin davacı tarafa nakit olarak verilen borç para karşılığında düzenlenerek kendisine verildiği yönündeki senet metnine uygun savunması karşısında, davacılar vekilinin dava konusu senedin teminat senedi olduğu, buna rağmen takibe konu edildiği yönündeki dava konusu “nakden” ibaresini taşıyan senede yönelik iddiasının HMK’nun 200. ve devamı maddeleri uyarınca davacı tarafça yazılı deliller ile ispatlanmasının gerektiği, ancak bu yönde bir delilin davacı tarafça dosyaya ibraz edilmediği, davacılar vekili tarafından yemin deliline dayanıldığı bildirilerek davalıya yemin teklif edilmiş olduğundan, davacı tarafça sunulan yemin metni doğrultusunda 02.05.2012 tarihli celsede davalıya yemin teklif edildiği ve davalı … tarafından da yeminin eda edilerek dava konusu senedin davacı …’a nakit olarak verilen borç para karşılığında düzenlenerek kendisine verildiği, hatır senedi olmadığının bildirildiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine ve İİK.nun 72/4.maddesi gereğince yapılan yargılama sırasında icra takibinin durdurulması yönünde herhangi bir tedbir kararı verilmediğinden, şartları oluşmayan davalının tazminat isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.