YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4764
KARAR NO : 2010/7596
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu yada kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlarda taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu belirtilmekle yetinilmiş, taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise kaynağı, suyun kendi doğal akışı ile mi taşınmaza ulaştığı, dereden sulanıyorsa bu suyun taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, ayrıca dereden sulanamadığı zamanlarda taşınmazın ne şekilde sulandığı, yapılan sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar araştırılmadan, taşınmaz sulu arazi kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de, ikinci bilirkişi kurulu duruşmadaki ek beyanında taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, devlet eliyle sulanan parsel olmadığını, doğal bir kaynak suyu da bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan çelişki giderilmeden sulu tarım arazisi niteliğine göre değerlendirme yapılan raporlar esas alınarak hüküm kurulması,
2-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas alınır. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazların 2008 yılı İlçe Tarım Müdürlüğü resmi verilerine göre değerlendirilmesi gerekirken, 2008 yılı resmi verilerinin henüz oluşmadığı gerekçesi ile 2007 yılı verilerinin dava tarihine endekslenmesi yoluyla değerlendirme yapılmış olması,
3-Kamulaştırılan taşınmazın zemini kapama zeytin bahçesi niteliğine göre değerlendirildiğinde, üzerinde yer alan 4 adet harnup ağacı da bu kapsamda değerlendirilmiş olacağından bu ağaçlar için ayrıca bedel verilemeyeceğinin düşünülmemesi,
4-… 5018 sayılı Yasaya ekli I sayılı cetvelde genel bütçeye dahil kamu idareleri kapsamına alınmış olup, anılan Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazların Hazine adına tapu sicilinde tescil olunacağı gözetilmeden dava konusu taşınmazın doğrudan idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece taşınmazın kuru veya sulu tarım arazisi niteliği kesin olarak belirlendikten sonra buna göre uygulanacak kapitalizasyon faiz oranı tespit edilip zeytin ürününün 2008 yılına ait verileri İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilerek yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.