YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12117
KARAR NO : 2012/5381
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kıymetli evrak iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 1.000.00 TL borçlandığını buna karşılık aynı miktarda bono düzenleyerek verdiğini; alacaklı tarafından borç miktarının yazı ile yazılan kısmına 11.000 TL yazılması suretiyle senette tahrifat yapıldığını, İcra Mahkemesine itirazda bulunulduğunu, yazı ile olan kısma itibar edileceği gerekçesi ile bilirkişi incelemesine gerek duyulmadığını belirterek, senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı borçlu aleyhine 15.01.2008 tanzim, 30.03.2008 vade tarihli 11.000 TL bedelli bonoya ilişkin 4.000 TL asıl alacak ve fer’ileri yönünden icra takibi yaptıklarını, davacı borçlunun İcra Hukuk Mahkemesine itirazda bulunduğunu, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi verdiğini, şikayet dilekçesinin ikinci sayfasında borcun 3.000 TL.’sini kabul ettiğini, eldeki bono ile 1.000 TL borcun da kabul edildiğini, davanın alacağın tamamına yönelik olarak açıldığını, 1 rakamının sonradan yazıldığı belirlense dahi yazı ile yazılan kısma itibar edileceğini, haciz tutanağında borcun tamamını kabul ederek taahhütte bulunduğunu, harici ikrarın söz konusu olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, TTK.’nun 690. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 588/1. maddesi gereğince bono bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilmesine karşın iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı, ancak bu kuralın rakam ile değeri bildirilen bölümde tahrifat yapılmaması halinde uygulanacağı, tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılmasının gerektiği (HGK. 14.05.2003 Tarih 2003/12-347 E. – 2003/345 K.), dava dilekçesinde de belirtildiği şekilde senet bedelinin 1.000.00 TL olduğu davacı tarafça kabul edilmekte olup, 11.000.00 TL’ye yükseltildiği ve bu nedenle 4.000.00 TL miktarlı takibe başlandığı belirtilmiş olup, ceza dosyasından alınan bilirkişi raporlarıyla da senette tahrifat yapıldığının sabit olduğu, böylece davacının iddialarının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bono nedeniyle davacının tahrifat öncesi bedel olan 1.000 TL dışında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tahrifat iddiasına dayalı bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece ceza dosyasından alınan grafoloji uzmanınca düzenlenen bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmiş ise de ceza davasının hüküm tarihi itibariyle kesinleştiğine ilişkin bilgi ve belgeye dosyada rastlanılamamıştır. Kaldı ki davacının dosyada bulunan 25.11.2009 tarihli haciz tutanağında imzasıyla onayladığı borcu kabul ve ödeme taahhüdüne ilişkin beyanı bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece tahrifat iddiası yönünden ayrıca inceleme yaptırılmadan ve ceza dosyasının kesinleşmesi beklenmeden o dosyadan alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması eksik incelemeye dayalı olup doğru olmadığı gibi davacı borçlunun yukarıda tarihi yazılı haciz tutanağındaki borcu kabul ve ödeme taahhüdüne ilişkin beyanının davanın sonucuna etkisi üzerinde durulup tartışılmaması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.